Vergi Sirküleri

Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 25)

24 Mayıs 2026 tarihli ve 32909 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde (Seri No: 1) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 25) ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nda 7524 ve 7566 sayılı Kanunlarla yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalar Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'ne eklenmiştir.

Söz konusu Tebliğ ile;

  • Gayrimenkul yatırım fon ve ortaklıklarına ilişkin kurumlar vergisi istisnasında uygulanacak %50 kâr dağıtım şartına ilişkin usul ve esaslar açıklanmakta,
  • İstisna uygulamalarında kar ve zararların değerlendirilmesine ilişkin esaslar belirlenmekte,
  • Nakdi sermaye artışı indiriminin uygulanacağı dönemlere açıklık getirilmekte ve
  • Yurt içi asgari kurumlar vergisi kapsamında yatırıma katkı tutarının hesaplamasına İlişkin örnekli açıklamalara yer verilmiştir.

1. Gayrimenkul Yatırım Fon ve Ortaklıklarında Kar Dağıtım Şartına İlişkin Açıklamalar

Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5/1-d maddesinde düzenlenen gayrimenkul yatırım fon ve ortaklıklarına ilişkin kurumlar vergisi istisnasının uygulanabilmesi için, elde edilen kazançların belirli bir kısmının ilgili hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar kâr payı olarak dağıtılması gerekmektedir.

Tebliğ ile;

  • Kâr dağıtım oranının tespitinde dikkate alınacak tutarlar,
  • Dağıtım şartının yerine getirilmemesi halinde uygulanacak vergileme,
  • Avans kâr payı uygulamalarının değerlendirilmesi  

hususlarında açıklamalar yapılmıştır.

Ayrıca gayrimenkul yatırım ortaklıklarının taşınmaz satışlarından elde ettikleri kazançların hesaplanmasında müşterek giderler ile amortismanların dağılımına ilişkin yöntemlere de açıklık getirilmiştir.

1.1. Kar dağıtımına esas taşınmaz kazancının hesaplanması

Kar dağıtımına esas taşınmaz kazancı hesaplanırken; taşınmazlardan elde edilen hasılattan, bu faaliyet nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazanç dikkate alınacaktır.

Taşınmazlara ilişkin faaliyetin veya toplamda tüm faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde ise istisna uygulamasında kar dağıtım şartı söz konusu olmayacaktır.

Taşınmazlara ilişkin faaliyetlerin karla, diğer faaliyetlerin ise zararla sonuçlanması ve toplam kazancın taşınmazlardan elde edilen kazançtan düşük olması halinde, kazancın %50’sinin dağıtılması istisna açısından yeterli sayılacaktır.

Tebliğdeki ilgili örnek;

  • Taşınmazlardan elde edilen kar 1.000.000,00 TL,
  • Diğer faaliyetlerden ise 600.000,00 TL zararla sonuçlanmıştır,

Böylece 400.000,00 TL kazanç bulunmaktadır. Bu kapsamda kar dağıtımına ilişkin 2025 yılı kazancının yarısı olan (400.000,00TL x %50) 200.000,00 TL’nin dağıtımı, istisnanın uygulanması için yeterlidir. 

1.2. Müşterek genel giderlerin ve amortismanların dağıtımı

Taşınmaz faaliyetleri ile diğer faaliyetlerin birlikte yürütülmesi halinde, müşterek genel giderler cari yılda oluşan maliyetlerin birbirine oranı esas alınarak dağıtılacaktır. 

Tebliğde yer verilen örnekte, taşınmaz faaliyetlerine ilişkin maliyetlerin toplam maliyetler içerisindeki oranı dikkate alınarak müşterek genel giderlerin taşınmaz faaliyetlerine isabet eden kısmının hesaplanacağı açıklanmaktadır.

Taşınmaz faaliyetleri ile bu kapsama girmeyen faaliyetlerde müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortismanlarının ise bunların her bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtımının yapılması gerekmektedir. Hangi işlerde ne kadar süreyle kullanıldığı tespit edilemeyen sabit kıymetlere ilişkin amortismanlar, müşterek genel giderlerle birlikte dağıtıma tabi tutulacaktır.

1.3. Net dağıtılabilir kar ve kar dağıtım şartı

Tebliğde ayrıca;

  • Faaliyet alanı gereği portföyüne veya aktifine taşınmaz dahil edemeyen ve inşaat projeleri yapamayan fon ve ortaklıklar bakımından kar dağıtım şartının aranmayacağı,
  • Avans kar paylarının kar dağıtımının hesabında dikkate alınacağı,
  • Karın sermayeye eklenmesinin kar dağıtımı sayılmayacağı

açıklanmaktadır.

Dağıtılması gereken kazancın tespitinde, Türk Ticaret Kanunu uyarınca ayrılması zorunlu olan kanuni yedek akçelerin dikkate alınabileceği ve taşınmaz gelirlerine isabet eden kanuni yedek akçe tutarı düşüldükten sonra kalan kazancın %50’sinin dağıtıma konu edileceği belirtilmektedir.

Kar dağıtımına esas alınacak tutarın belirlenmesinde ise sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir karın esas alınacağı; ancak bu tutarın Vergi Usul Kanununa göre tutulan kayıtlara göre belirlenen kar tutarını aşamayacağı ifade edilmektedir.

Tebliğde yer verilen örnekte, sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir karın, Vergi Usul Kanununa göre belirlenen kardan yüksek olması halinde Vergi Usul Kanununa göre belirlenen tutarın esas alınacağı açıklanmaktadır.

2. İstisna Uygulamalarında Kar ve Zararların Değerlendirilmesi

Tebliğ ile Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’ne “İstisna uygulamalarında kar ve zararların değerlendirilmesi” başlıklı yeni bir bölüm eklenmiştir.

  • Bu kapsamda Tebliğde, kurumlar vergisi yönünden istisnaların;
  • Belirli bir faaliyete özgülenen istisnalar

İşlem bazında uygulanan istisnalar

olarak iki ayrı şekilde ele alındığı görülmektedir.

Tebliğe göre, istisnanın belirli bir faaliyete özgülenmesi durumunda ilgili faaliyetin bir bütün halinde değerlendirilmesi ve kazancın bu bütünlük çerçevesinde tespit edilmesi gerekmektedir. İşlem bazında uygulanan istisnalarda ise kazanç ve istisnanın her bir işlem bazında belirlenmesi gerektiği ifade edilmektedir.

2.1. Faaliyet esaslı istisnalar

Faaliyet esaslı istisnalar, bir hesap döneminde aynı istisna konusundaki tüm faaliyetlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda oluşan kazançlara ilişkindir. Bu kapsama giren istisnaların bazıları aşağıdaki gibidir.

  • Yatırım fon ve ortaklıklarının kazanç istisnası (taşınmazlardan elde edilen kazançlar hariç) (5520 sayılı Kanun madde 5/1-d)
  • Yurt dışı şube kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-g)
  • Yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmetler kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-h)
  • Eğitim ve öğretim kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-ı)
  • Risturn kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-i)
  • Yabancı fon kazançlarının vergilendirilmesinde yönetici şirketlere ilişkin kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/A)
  • Sınai mülkiyet hakları satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/B)
  • Türk uluslararası gemi siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden sağlanan kazanç istisnası (4490 sayılı Kanun madde 12)
  • Serbest bölgelerde elde edilen kazanç istisnası (3218 sayılı Kanun geçici madde 3)
  • Teknoloji geliştirme bölgelerinde elde edilen kazanç istisnası (4691 sayılı Kanun geçici madde 2)
  • Araştırma altyapılarının Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarda istisna (6550 sayılı Kanun geçici madde 1/a)

Tebliğdeki ilgili örnek;

  • 1. Ar-Ge projesinde 2.500.000 TL kazanç,
  • 2. Ar-Ge projesinde 1.000.000 TL zarar,

doğduğu durumda, istisna kapsamındaki faaliyetlerin bir bütün olarak değerlendirileceği ve net 1.500.000 TL kazancın istisna kapsamında dikkate alınacağı açıklanmaktadır.

2.2. İşlem esaslı istisnalar

İşlem esaslı istisnalar, hesap dönemi içerisindeki her bir işleme bağlı olarak ayrı ayrı doğan kazançlara ilişkindir. Bu kapsama giren istisnaların bazıları aşağıdaki gibidir.

  • İştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-a)
  • Yurt dışı iştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-b)
  • Yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-c)
  • Emisyon primi kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-ç)
  • Taşınmaz, iştirak hisseleri ve fon satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-e)
  • Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya TMSF'ye borçlu durumda olanların taşınmaz veya iştirak hisselerinin satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-f)
  • Sat-kirala-geri al işlemlerine yönelik kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-j)
  • Varlık kiralama işlemlerinden elde edilen kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-k)
  • Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazanç istisnası (193 sayılı Kanun geçici madde 76)

Tebliğdeki ilgili örnek;

  • Birinci satış işleminden 3.500.000 TL kazanç,
  • İkinci satış işleminden ise 1.500.000 TL zarar

elde ettiği belirtilmektedir.

Buna göre, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında her bir satış işleminden doğan kazanç veya zarar ayrı ayrı dikkate alınacak olup, birinci taşınmaz satışından kaynaklı 3.500.000 TL kazanç kurumlar vergisinden istisna edilecek, ikinci taşınmaz satışından doğan 1.500.000 TL zarar ise beyannamenin kanunen kabul edilmeyen gider satırına yazılacaktır.

3. Nakdi Sermaye Artışı Üzerinden Hesaplanan Faiz İndirimi

Tebliğde ayrıca nakdi sermaye artışına ilişkin faiz indiriminin yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulaması karşısındaki durumuna yönelik açıklamalara ve örneklere yer verilmiştir.

Bu açıklamalar, mükelleflerin asgari kurumlar vergisi hesaplamasında dikkate alacakları indirimlerin kapsamının belirlenmesi açısından önem taşımaktadır.

Bu kapsamda, indirimden yalnızca yıllık hesap dönemi itibarıyla değil, aynı zamanda dördüncü geçici vergilendirme dönemi itibarıyla da yararlanılabileceği açık hale getirilmiştir.

4. Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisinde Yatırıma Katkı Tutarının Tespiti

Tebliğ ile yurt içi asgari kurumlar vergisinden indirilecek yatırıma katkı tutarının hesaplanmasına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Kurumlar Vergisi Kanununun 32/C maddesine göre hesaplanan asgari kurumlar vergisinden indirilen yatırıma katkı tutarının tespitinde; 2/8/2024 tarihinden önce mevcut yatırım teşvik belgelerinde kayıtlı olan yatırım tutarı dikkate alınmakta, bu tarihten sonra yatırım teşvik belgesinde gerçekleştirilen revizeler sonucundaki artışlar hesaplamaya dahil edilmemektedir. Buna göre, teşvik belgesini 2/8/2024 tarihinden önce alan ve 2/8/2024 tarihinden sonra revize eden mükelleflerin, 32/A maddesine göre alınmayan vergilerini, 2/8/2024 öncesi yatırıma katkı tutarını dikkate almak veya oranlama yapmak suretiyle tespit etmeleri mümkündür.

Bu kapsamda, teşvik belgesini 2/8/2024 tarihinden önce alan ve bu tarihten sonra revize eden mükelleflerin, 32/A maddesine göre alınmayan vergilerini 2/8/2024 öncesi yatırıma katkı tutarını dikkate almak veya oranlama yapmak suretiyle tespit etmelerinin mümkün olduğu belirtilmektedir.

Tebliğde yer verilen örnekte, her iki yönteme göre hesaplamanın nasıl yapılacağı detaylı şekilde açıklanmakta; ayrıca 2/8/2024 tarihinden sonra yatırım teşvik belgesine eklenen yatırım tutarına isabet eden yatırıma katkı tutarının asgari kurumlar vergisinden indirilemeyeceği ifade edilmektedir.

Tebliğ, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

İlgili tebliğ bültenimizin ekinde yer almaktadır.

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/05/20260524-3.htm

 

Saygılarımızla,

Ahmet Cangöz

Ortak | Vergi Bölüm Başkanı

Makale metnini kopyala