Makaleler

KOBİ'ler için UFRS

Gün geçtikçe karmaşıklaşan piyasalarda yer alan küçük ve büyük bütün şirketlerin bir şekilde birbirlerinden etkilenir halde varlıklarını sürdürdükleri aşikârdır. Ekonomik işleyişe geniş bir açıdan bakıldığında küçük ve orta boy işletmelerin gücünün farkına varılması çok zor olmayacaktır.

Kobi’lerin ekonomideki payı

En gelişmiş ekonomiler olan ABD ve AB ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de Küçük ve Orta Boy (KOBİ) işletmelerin ekonomi içerisindeki payı %97’ler civarındadır. Hem yerel piyasalarda hem de uluslararası piyasalarda artan ticaret hacmiyle beraber Kobi’ler arasındaki ticarette de paralel bir artış görülmektedir.

Aynı dili konuşmak

Büyük şirketlerin finansal durum ve sonuçlarını, uluslararası standartlarla daha iyi ifade eder hale geldikleri ve bu anlamda aynı dili konuşmaya başladıkları söylenebilir. Bugünlerde üzerinde durulan benzer bir konu ise tüm ülke piyasalarının en büyük gücü olan Kobi’ler arasında ortak bir dilin hem yerel hem uluslararası alanda oturtulmaya çalışılmasıdır. Kobi’ler için Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) çalışmaları ciddi olarak devam etmekte ve tüm dünyada kabul görebilecek standartlar üzerindeki tartışmalar sürmektedir. Uluslararası Finansal Raporlama Standartları Kurulu’nca yapılınca bu çalışmaların anlaşılabilirlik, gereklilik ve sadelik açısından henüz istenilen seviyelere geldiği söylenemez.

Kobi’lerin kendi işlerini bırakıp UFRS içinde boğulmalarını, sınırlı kaynakları UFRS için ayırmalarını beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Bu açıdan Kobi’ler için hazırlanan UFRS’nin olabildiğince sade, anlaşılır ve gereksiz konulardan arındırılması en azından orta vadeli geçiş dönemi süresince şarttır. Gelinen aşamada, uluslararası bir mutabakattan da söz edilemez. UFRS’yi tüm üye ülkeler için kabul eden Avrupa Birliği’nin, Kobi’ler için hazırlanan UFRS’yi henüz kabul etmediği de unutulmamalıdır.

UFRS standartlarının %15’ini kapsayan bu standartların, daha sade bir yapı içerisine sokulması mümkündür. Bu standartlar daha çok, kamuya karşı ciddi sorumluluğu bulunmayan KOBİ’ler için düşünülmüştür. Kamuya karşı sorumluluk taşıyan Kobi’lerin geniş UFRS’yi uygulamaları daha doğru olacaktır (Kamuya karşı sorumluluk taşıyan KOBİ’lerin çalışan sayısı, yıllık cirosu gibi kriterlerin dikkate alınması beklenmemektedir).

Bütün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde borsalara kayıtlı olmayan şirketlerin sayısı ve toplam büyüklükleri, borsaya kayıtlı işletmelerden daha fazladır. Bu geniş kitlenin ortak bir muhasebe ve finansal raporlama dilini konuşması, piyasa düzenleyici ve denetleyici kurumların istediği ve desteklediği bir projedir.

Piyasa oyuncuları da Kobi’lerin mali tablolarının hem ulusal hem de uluslararası piyasalarda karşılaştırılabilir olmaması sebebiyle, ekonomik karar alma süreçlerinde sıkıntı çekmekte, gecikmeli ve hatalı kararlar verebilmektedirler.

Kurumsal kimliği zayıf olan KOBİ’lerin uygulayacağı standartlar, farklı amaçlarla daha sınırlı sayıda ilgili tarafından takip edilecektir. Yatırımcılar, büyük şirketlerde geleceğe yönelik nakit akımlarla ilgilenirken, Kobi yatırımcıları cari aktif değerler yerine tarihi maliyet değerleri ile ilgilenecektir. Benzer bir şekilde bankalar da Kobi’lere kredi verirken uzu vadeli nakit akımların yerine, mevcut varlıkların kalitesiyle ilgilenecektir. Kobi’ler için tanımlanan mali tablo kullanıcıları arasında yer alan “kamu” içerisinde de en önemli ilgili, vergi otoriteleridir. Kobi’ler arasında mali tabloların uluslararası alanda karşılaştırılabilir olması önemli olmakla birlikte öncelikli olarak ulusal alanda bu sorunun giderilmesi gerekmektedir. Sunulan verilerin kalitesinin en önemli göstergelerinden biri ise anlaşılabilirlik olacaktır.

Ertelenmiş vergi ve konsolidasyon

Kobi’ler için getirilen UFRS standartları içerisinde yer alan ve aşağıda daha detaylı açıklanan, “ertelenmiş vergi ve konsolidasyon ” kısımları bu standartların içerisinden çıkartılmalıdır.

“Ertelenen vergi, bazı durumlar haricine, varlık ve yükümlülüklerin finansal tablolarda yer alan kayıtlı değerleri ile vergi arasında oluşan tüm geçici farklar üzerinden yükümlülük yönetimi kullanılarak hesaplanır: Ertelenmiş vergi alacak veya borçları raporlama tarihi itibariyle yürürlükte olan veya yürürlüğe girmesi kesin olan vergi oranlarına (ve vergi kanunlarına) dayanılarak varlıkların gelire dönüştüğü veya borçların ödendiği dönemlerde uygulanması beklenen vergi oranları kullanılmak suretiyle hesaplanır. Ertelenmiş vergi alacak ve borcuna iskonto uygulanmamaktadır. İşletme yönetimi, önceden ayrılmış ertelenen vergi varlığı rakamı kadar karşılık ayırmalıdır.”

Kobi’ler için getirilen UFRS standardının,Kobi’ler tarafından uygulanacak ayrıntıları ve özellikli durumları da ele alındığında “ertelenmiş vergi” ile ilgili kısımların standarttan çıkartılarak karmaşık bir yapının önüne geçilmelidir. Ertelenmiş vergi ile ilgili kısımların Kobi’ler tarafından uygulanabilirliği şuan için çok gerçekçi değildir. Kobi’ler için hazırlanan UFRS’ler ulusal vergi otoritelerinin ihtiyaçlarına yönelik değildir. UFRS’nin vergisel açıdan ele alacağı konular tartışmalı olacaktır. Ertelenmiş vergiye ilişkin standartlar büyük şirketler için düzenlenmiş konulardır. Bu anlamda Kobi’ler için getirilen standart içerisinde yer alan “ertelenmiş vergi”, geniş UFRS’deki karmaşıklığı korumaktadır ve dolayısıyla Kobi’ler için uygulanacak standarttan çıkartılmalıdır.

Ayrıca söz konusu UFRS standartları içinde konsolidasyona ilişkin şu ifadeler yer almaktadır;

“Tüm bağlı ortaklıklar konsolidasyona tabi tutulmalıdır. Bir bağlı ortaklık kontrolün ana ortaklığa geçtiği tarihten itibaren konsolidasyon kapsamına alınır ve kontrolün sona erdiği tarihten itibaren konsolidasyon kapsamından çıkartılır. Konsolide finansal tablolar grubun finansal bilgilerini tek bir ekonomik işletme olarak gösterir. Bu durum, konsolidasyon prosedürlerinin uygulanması, grup içi bakiye ve işlemlerin eliminasyonu, aynı raporlama tarihi ve ortak muhasebe politikalarının uygulanmasını gerektirir.”

Kobi’ler için konsolide finansal tablo ve raporların gerekliliği tartışmalıdır. Yapı itibariyle çok karmaşık olmayan bu şirketler için konsolide finansal tablo ve rapor hazırlamak çok da ihtiyaç duyulan bir konu değildir. “Konsolidasyonla ilgili birçok standardın bulunması (IAS 27 Konsolidasyon, UFRS 3 Şirket Birleşmeleri, IAS 38 Maddi Olmayan Duran Varlıklar, IAS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü gibi) standarda ilişkin karmaşıklığı artırmaktadır.” Özellikle ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde bu standarda fazla ihtiyaç duyulmamaktadır. Bazı gelişmiş ülkelerin hukuk sisteminde de küçük şirketler konsolidasyondan muaf tutulmuştur. IAS 27’ye göre yan kuruluşları olan Kobi’ler için getirilen konsolidasyon standardı hukuki bir durum da arz etmektedir. Tüm hissadarlar oy birliğiyle konsolidasyonu gerekli görmezlerse Kobi’ler konsolidasyondan muaf tutulabilir.

Sadeleşme

Standartların sadeleşmesi isteniyorsa “Konsolidasyon”a ilişkin bölümlerin standartlar arasından çıkartılması daha doğru olacaktır. Bu standartların uygulanmasıyla oluşacak fayda-maliyet dengesindeki olumsuz sapmalar standartların amacına ulaşmasını engelleyecektir.

Kobi’ler tanımı için getirilen sayısal ölçüler ise özellikle sektörel açıdan sorun yaratabilecektir. Şirket büyüklüklerinin saptanması, ülkeler arasındaki piyasa gelişmişlik farklarından dolayı da sorun yaratabilecektir.

UFRS’yle birlikte

Kobi’ler, kendileri için hazırlanan UFRS standartlarını uyguladıkça belirli yararlar elde edebilecektir. Bunlar; uluslararası standartları uygulamanın getireceği kredibilite ve yeni imkanlar, şirket büyümelerine paralel olarak kapsamlı UFRS’ye geçişte kolaylık, kurumsal bir kimliğe geçiş ve şeffaflık gibi olumlu etkilerdir. Ülkemizde çok yüksek boyutlarda olan kayıtdışılık sorunu da dikkate alındığında Kobi’ler için getirilen bu standartların kayıtdışılığın azaltılmasında da yararlı olacağı açıktır.