Makaleler

Bakanlar Kurulu’nca Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıflar

Vakıflar, Türk Medeni Kanunu’nun 101. maddesine göre gerçek veya tüzel kişilerce belirli bir mal veya gelirin bir amaç için tahsis edildiği hayır kurumları niteliğindeki tüzel kişilerdir.

Vakıflar kendi tüzel kişilikleri itibariyle kurumlar vergisi mükellefi değildirler. Ancak vakıflara ait iktisadi işletmeler kurumlar vergisi mükellefidirler.

Vakfa ait iktisadi işletme vakfın asıl gelir unsuru olan bağış ve mal varlığına ilişkin gelirlerinin yeterli olmaması halinde ticari nitelikteki işlerle gelir elde etmesi halinde oluşmaktadır.

İktisadi İşletme ise aşağıdaki koşullarla sağlanmaktadır.

Dernek ve vakıflara ait (sermayesi bakımından) ve bağlı (hukuki açıdan) olunmalıdır.
Faaliyetin ticari, sınai, zirai faaliyet kapsamında olması gerekmektedir.
Bu iktisadi işletmelerin sermaye şirketi veya kooperatif olarak kurulmuş olması gerekmektedir.
Faaliyetlerinin devamlılık arz etmesi gerekmektedir.

Bakanlar Kurulu tarafından vergi muafiyeti tanınan vakıf statüsü

Gelirinin en an 2/3’ünü genel ve özel bütçeli idarelerin bütçeleri içinde yer alan bir hizmet veya hizmetlerin yerine getirilmesini amaç eden vakıflar ile

Tamamen devlet üniversitelerinin devam ettirilmesini sağlamak üzere kurulan vakıflara

Maliye Bakanlığı’na başvuru ve Bakanlar Kurulu onayı ile Vergiden Muaf Vakıf Statüsü verilir.

Bakanlar Kurulu tarafından Vergiden Muaf Vakıf Statüsü almak için vakıfların aşağıdaki şartları taşımaları gerekir.

- Sağlık, sosyal yardım, eğitim, bilim, kültür, ağaçlandırma gibi kamu yükünü azaltan nitelikte faaliyet konusu olmalıdır.

- En az bir yıldır faaliyette olmalı ve bu sosyal amacı gerçekleştirmiş olmalıdır.

- VUK’a göre yasal defterlerini tutması ve varsa iktisadi işletmeleri için ayrıca yasal defterler tasdik ettirip işlemleri karıştırmadan ayrı ayrı kayıt altına almış olması gerekmektedir.

- MUSGT’ne göre muhasebesini tutmalıdır.

- Başvuru tarihlerinde mevzuatta belirtilen belirli bir tutar yıllık gelirlerine ve vakfa ait mal varlığına sahip olmaları gerekmektedir.

- Faaliyetinin vakıf senedinde belirtilen şekilde sürdürülmesi ve brüt gelirinin 2/3’ünü bu amaçla her yıl harcanmış olması gerekmektedir.

Vergiden muaf vakıfların yükümlülükleri 1 seri nolu Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması genel tebliğinde (sonradan yapılan değişiklikler bu tebliğin içine konulmuştur) açıklanmıştır.

Bakanlar Kurulu’ndan vergi muafiyeti tanınmış vakıf statüsü almanın vakıflara sağlayacağı avantajlar aşağıdaki gibidir.

KDV kanunu 17/1 ve 17/2’de belirtilen eğitim, ilim, fen ve kültür amaçlı teslim ve hizmetleri ile sağlık ve sosyal amaçlı hizmet ve teslimleri KDV’den istisna edilmiştir.

Kendilerine bedelsiz yapılan tüm mal ve hizmet teslimleri KDV’den istisnadır.

Bu vakıflara tahsis edilecek mallar veraset ve intikal vergisinden istisnadır.

Vakfa ait gayrimenkuller kiraya verilmemek şartıyla emlak vergisinden istisnadır.

Bakanlar Kurulu tarafından kendilerine vergiden muaf vakıf statüsü verilen vakıflara yapılan bağış ve yardımlar bağış yapan kişi ve kurumlarca KV 10 ve GV 89 maddesine göre kazancın %5’ine kadar indirim konusu yapılabilmektedir.

Ayrıca gıda bankacılığı kapsamında kendilerine yapılan GV 40’ıncı madde kapsamındaki bağışlarda bağışı yapanlarca kazançlarından tamamen indirilebilmektedir. (Vakıfların sözleşmelerinde olması şartıyla)

Bu şartları sürdürmeleri için Bakanlar Kurulu’nca vergi muafiyeti taşıyan vakıfların faaliyetlerinden elde edilen gelirin en az 2/3’ünü vakıf senedinde belirtilen amaçla harcadıklarına yönelik her yıl YMM raporu hazırlatmak ve bakanlığa göndermek zorundadırlar.

Murat Uluat
Partner, Bağımsız Denetim ve Vergi Hizmetleri

 

Yazar
Murat Uluat İletişim