Makaleler

Avrupa Komisyonu'nun, denetim uygulamalarına yönelik hazırladığı 'Green Paper'

Avrupa Komisyonu'nun, denetim uygulamalarına yönelik hazırladığı 'Green Paper'Denetim mesleğinde reform kaçınılmazdır. Sorun bunun olup olmayacağı değil, ne zaman gerçekleşeceğidir.

Şubat 2011'de Avrupa Komisyonu (EC) tarafından "Finansal Raporlama ve Denetimde Değişim zamanı geldi mi?" başlıklı bir konferans düzenlenmiştir.

Bu konferans, piyasalar ve hizmetlerden sorumlu Sn. Michel Barnier'in sonbaharda yayınlanmış olan ve temel değişiklikler içeren "Audit Policy : Lessons from the Crisis Denetim Politikaları - Krizden alınacak dersler" başlıklı Yeşil Dosya'yı (Green Paper) yazmaya iten düşünceleri açıklaması bakımından önem arz etmektedir. "Yeşil Dosya"da belirtilen öneriler arasında aşağıdakiler de yer almaktadır.

- Zorunlu denetçi rotasyonu
- Denetim müşterilerine denetim dışında hizmet verilmemesi

- Denetçinin üçüncü şahıs tarafından tayini

Bu öneriler Yeşil Dosya'nın yayımlanmasından önce ve sonra geniş bir şekilde tartışılmıştır. Konferansta Sn. Barnier'in bilhassa belirttiği husus, her ne kadar Avrupa Komisyonu çeşitli görüşlere açık olsa da, statukonun devamı kabul gören bir alternatif olarak kabul edilmemektedir.

Denetçi bağımsızlığı konusunda "bağımsızlığın somut ve görünür olması" zorunluluğuna vurgu yapılmıştır. Müşterek denetçi (joint audit - bir şirketin birden fazla denetçi tarafından denetlenmesi) pratikte bir Big Four denetim firmasının Big Four dışındaki bir denetim firması ile çalışması anlamına geldiğini ve bu hususta önerilere açık olduğunu ifade etmiştir.

Günümüzün denetim yaklaşımları dikkate alındığında Mr. Barnier statukonun gelecek zaman içerisinde yıkılmaya mahkum olduğu görüşündedir.

Mr. Jules Muis, eski Dünya Bankası Başkan Yardımcısı da, "denetim artık finans dünyasının dilini konuşmamaktadır" ifadesinde bulunarak "şirket denetiminin ince bir ameliyattan geçirilmesi ve CFO'ların yaptıkları işlerin yine kendileri tarafından yargılanmasının önlenmesinin gerektiğini belirtmektedir.

Bu arada Yatırımcı Profesyonelleri Global Birliği'ni oluşturan CFA Enstitüsünde Avrupa konularında görevli direktörler Mr. Charles Crown ile Mr. Martin Sjöberg yatırımcı menfaatinin en iyi şekilde korunması ancak bağımsız denetçi seçiminin ve ücretinin tesbitinin 3ncü bir merci tarafından yapılması ile mümkün olabileceği beyanında bulunmuştur.

Önde gelen konuşmacılardan bir diğeri Big Four'un denetim piyasasındaki hakimiyetinin azaltılması amacıyla denetim piyasasına radikal bir çeki düzen verilmesi ve regulatörlerin, Grant Thornton ve BDO gibi orta büyüklükteki denetim firmalarına daha çok denetim işi verilmesini teşvik için ilgililerin ikna edilmesi gerektiğini savunmuştur. Ayrıca şunları ilave etmektedir:

"Denetçiler büyük çapta başarısızlık örnekleri vermiş bulunmaktadır; ve denetim piyasasında değişikliğe gitmemek bir seçenek değildir".

Konusunda uzman diğer konuşmacılar da gerçekleştirilen denetim ile mali tablo kullanıcıların beklentileri arasındaki farkın kapatılması gerektiğini, yatırımcılara denetlenen şirketin beklentileri ve mali tablo hazırlanması esas alınan yargılar hakkında daha fazla bilgi sunulması gerektiğini vurguladılar; şirket yönetim kurulunun bu bilgileri yatırımcılara iletmekle yükümlü olduklarını ve denetçilere yönetim kurulunu daha fazla sorgulama imkanı verilmesi yönünde görüş belirttiler.

Bir diğer görüş ise, zorunlu müşterek denetim (joint audit) yerine, verdikleri kredilerde denetim şartını koşan bankalar gibi finansal kuruluşların Big Four üzerinde ısrar etmelerini önleyici önlemlerin alınmasını talep etmiştir.

Sonuç

Yukarıdaki beyanlar aleyhinde ve statukonun devamı konusunda (bilhassa son ekonomik krize denetçilerin sebebiyet vermediği konusunda) görüşler de toplantıda ortaya konmuştur.

Avrupa Komisyonu bundan sonraki adımın 2011'in sonbaharında (muhtemelen kasım ayında), Gren Paper hakkında sunulmuş olan tahmini 10,000 sayfaya ulaşan 700 adet görüşü inceledikten sonra atacaktır.

Oluşturulacak görüşler çıkarılacak mevzuat için esas oluşturacak ve denetim görevini revize edecektir. Bu konuda mevzuat oluşturulması tahminen 2015 yılını bulacaktır.

Bu gelişmelerin denetçiler için ne sonuç doğuracağı belli olmamakla beraber önemli yeniden düzenlemelerin gündeme gelmesi kaçınılmazdır.