Makaleler

Ana hatları ile Avrupa Muhasebe Reformu

Aralık 2013’te Avrupa kanun koyucuları; Avrupa Komisyonu’nu (EC), Avrupa Parlamentosu’nu (EP) ve Avrupa Birliği Konseyi’ni kapsayan bir muhasebe reformu üzerinde uzlaşmaya vardılar. Reform; denetleme kalitesini iyileştirmeyi, gelecekteki yatırım ve ekonomik büyüme için son derece önemli bir unsur olan finansal bilgiye yönelik yatırımcı güvenini geri kazandırmayı hedefliyor.

Yeni yasal çerçeve iki yasama aracına dayanıyor: Mevcut bağımsız denetim standartlarını değiştiren bir yönerge ve Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluşların (KAYİK) bağımsız denetimi ile ilgili özel gereksinimler için yeni bir düzenleme.

Reformun ana hedefleri:

Bağımsız denetçinin görevine daha fazla açıklık getirmek,
Bağımsız denetçinin bağımsızlığını ve şüpheciliğini sağlamlaştırmak,
Avrupa Birliği içinde denetim servislerinin sınır ötesi şartlarını sağlamak,
Avrupa Birliği içinde daha canlı bir denetim pazarı oluşturulmasına katkıda bulunmak,
Avrupa Birliği içinde yetkili makamlar tarafından bağımsız denetçilerin gözetimini ve denetim gözetiminin uyumunu geliştirmek.

Üye devletlerin; revize edilmiş düzenleyici çerçeveye uyum sağlamak amacıyla, gerekli hükümleri benimsemek ve yayınlamak için iki yıllık süreleri bulunuyor.

REFORMUN TANIMI VE KAPSAMA ALANI

Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluşlar (KAYİK)

Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluşlar; borsaya kaydedilmiş tescil edilmiş şirketler, kredi kuruluşları ve sigorta şirketleri olarak tanımlanabilir. Üye devletler; sahip oldukları iş doğaları, büyüklükleri ve çalışanlarının sayısı nedeniyle; önemli derecede kamu ile alakalı diğer kuruluşları KAYİK olarak adlandırabilirler.

Avrupa Muhasebe Reformun Temel Unsurları

Yeni yasa çerçevesi iki yasama aracına dayanmaktadır: Mevcut bağımsız denetim standartlarını değiştiren bir yönerge ve KAYİK’lerin denetimine ilişkin belirli şartlar için yeni bir düzenleme.

Reform yatay ve özel önlemleri kapsayan iki dayanağa dayanır.

Aşağıdaki yatay önlemler denetlenen kurumun KAYİK olup olmadığına bakılmaksızın tüm bağımsız denetçiler ve denetim firmaları için uygulanır:

Bağımsızlığa dayanan güçlü gereksinimler tanıtmak, özellikle yasal denetçilerin ve denetim firmalarının örgütsel gereksinimlerini geliştirmek,
Denetim raporunu yatırımcılar için daha fazla bilgilendirici hale getirmek, onlara denetlenen firma hakkında finansal tablolar üzerinde standart görüş ötesinde gerekli bilgileri sağlamak,
Denetim mesleğinin kamu gözetiminden sorumlu olan yetkilileri ve yetkililerin güçlerini sağlamlaştırmak,
Yaptırımların türlerine ve adreslerine düzen vererek daha etkili bir yaptırım rejimi kurmak, (Örneğin; yaptırımları uygularken kriterler yetkili makamlar tarafından dikkate alınacak)
Avrupa Komisyonu’na, Avrupa düzeyindeki Uluslararası Denetim Standartlarını benimsemesi için müzakere etmek.

Ayrıca aşağıdaki sıkı gereksinimler Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluşların denetimi için uygulanır:

Her on yılda bir bağımsız denetçilerin ve denetim firmalarının zorunlu rotasyonunu tanıtmak,
Bağımsız denetçiler ve denetim firmaları tarafından denetlenen kuruma sağlanamayacak denetim dışı hizmetlerin bir listesini oluşturmak,
Denetim dışı hizmetlerin ücretlerine sınırlamalar getirmek,
Denetim komitesinin rolü ve yeterliliklerini sağlamlaştırmak, denetim komitesinin birleşimini geliştirmek ve denetim komitesine denetimi izleme yanında yasal denetçi ve denetim firması atamasında belirgin doğrudan bir rol vermek,
Denetim raporuna ilişkin gereklilikleri güçlendirmek ve denetim komitesine denetimin performansı hakkında bilgi içeren daha detaylı ilave rapor sunmak,
KAYİK’lerin yasal denetçisi veya denetim firması ile KAYİK’lere verilen supervisior arasında dialog kurmak

MUHASEBE REFORMUNUN ANA ÖLÇÜTLERİ

Bağımsız Denetçilerin Görevlendirilmesi

Bağımsız denetçilerin görevlendirilmesi; denetim komitesinin denetlenen kuruluşun idari organına veya denetim organına tavsiyesi üzerine gerçekleşmelidir. Düzenlemeye göre; denetim komitesinin tavsiyesinde, denetleme işi için gereken seçeneklerden birinin usulüne uygun olmak üzere, en az iki seçenek bulunması gerekir.

Denetim komitesinin tavsiyesi üçüncü bir tarafın etkisinden arınmış olduğu için devlet için gereklidir.

TTK No:6102 Madde 378

(1) Pay senetleri borsada işlem gören şirketlerde, yönetim kurulu, şirketin varlığını, gelişmesini ve devamını tehlikeye düşüren sebeplerin erken teşhisi, bunun için gerekli önlemler ile çarelerin uygulanması ve riskin yönetilmesi amacıyla, uzman bir komite kurmak, sistemi çalıştırmak ve geliştirmekle yükümlüdür. Diğer şirketlerde bu komite denetçinin gerekli görüp bunu yönetim kuruluna yazılı olarak bildirmesi hâlinde derhâl kurulur ve ilk raporunu kurulmasını izleyen bir ayın sonunda verir.

(2) Komite, yönetim kuruluna her iki ayda bir vereceği raporda durumu değerlendirir, varsa tehlikelere işaret eder, çareleri gösterir. Rapor denetçiye de yollanır.

SPK Seri X No:28 Tebliğ Madde 5

(3) Ortaklığın hizmet alacağı bağımsız denetim kuruluşu ile bu kuruluşlardan alınacak hizmetler denetimden sorumlu komite tarafından belirlenir ve genel kurulun onayına sunulmak üzere yönetim kuruluna bildirilir.

Yorum
Bağımsız denetçilerin görevlendirilmesi konusunda denetim komitesinin önemi ortaya çıkmaktadır. Tıpkı European Accounting Reform’unda olduğu gibi ülkemizdeki kanunlarda da bağımsız denetçilerin görevlendirilmesinde denetim komitesinin gittikçe artan önemini görmekteyiz. Aynı zamanda şirketlerin denetim komitesi kurulması hakkındaki yükümlülüğü ve hangi amaçlar için denetim komitesine ihtiyaç duyacağı kanunlarda belirtilmiştir. European Accounting Reform’undaki bu standart ülkemizde uyumlu bir şekilde yürütülebilir.

Denetim Raporlaması

Reformun birincil amacı bağımsız denetimin kalitesini artırmaktadır. Bu; hem bağımsız denetçilerin özgürlüklerini artırmak, hem de denetlenen kuruluşların yatırımcıları ve hissedarlarına denetleme raporları vasıtasıyla daha iyi ve daha detaylı bilgi sağlamak anlamına gelir.

Denetim raporunun yazılı olması gerekmektedir ve denetim raporu:

Bağımsız denetimin kapsamını tanımlar,
Finansal tabloların gerçek ve adil bakış açısı vermek ve yasal şartlara uygun olup olmadığı gibi bir denetim görüşü verir,
İşletmenin faaliyetlerinin sürekliliğini devam ettirebilme yeteneği hakkında ciddi şüpheler yaratabilen koşullar ve olaylar ile ilgili bir materyal belirsizliği üzerinde bir açıklama sağlar,
Yasal denetçi tarafından imzalanır ve tarihlendirilir (Bir denetim firması durumunda, rapor denetim firması adına kıdemli bağımsız denetçi tarafından imzalanmalıdır)

KAYİK olsun veya olmasın, reformun amacı, bağımsız denetçi veya denetim firmasının denetlenen kuruluşa verdiği bilgiyi geliştirerek, denetçilerin ne yapması gerektiğine dair algi ile yapmak zorunda olduklarına dair algı arasındaki sıkça görülen “beklenti açığı”nı azaltmaya yardımcı olmaktadır.

Yorum

Kaliteli bir bağımsız denetim için gerekli olan bu standartlar ülkemizde de benimsenip benzer şekilde uygulanmaktadır.

Denetim Komitesinin Rolü

Kanuni Denetim Yönergesi, bir denetim komitesine sahip olmak için KAYİK’lerin uyması gereken şartları tanıtır. Verimli bir iç kontrol sisteminin parçası olan denetim komiteleri finansal, operasyonel riskleri ve uyum risklerini azaltmaya yardımcı olur. Aynı zamanda, yüksek kaliteli bir bağımsız denetime katkıda bulunma konusunda kararlı bir görev de üstlenirler.

Yeni kurallar, denetim komitesinin (üyelerin çoğu bağımsız olacaktır; komite denetlenen kurumun çalıştığı sektörle ilgili yetkinlik ve yeterliliğe sahip olacaktır), hem oluşumunu hem de yeterliliğini güçlendirmektedir. Örneğin, denetim komitesi bağımsız denetçi veya denetim firmasının görevlendirilmesinde doğrudan rol oynayacaktır. Bağımsız denetimin yansızlığını ve performansını takip etmenin yanı sıra, bağımsız denetimin kendisini de izleyecektir.

SPK Seri X No:22 Tebliğ/Kısım 2 Bölüm 6 Madde 25

(2) Denetimden sorumlu komite; ortaklığın muhasebe sistemi, finansal bilgilerin kamuya açıklanması, bağımsız denetimi ve ortaklığın iç kontrol sisteminin işleyişinin ve etkinliğinin gözetimini yapar. Bağımsız denetim kuruluşunun seçimi, bağımsız denetim sözleşmelerinin hazırlanarak bağımsız denetim sürecinin başlatılması ve bağımsız denetim kuruluşunun her aşamadaki çalışmaları denetimden sorumlu komitenin gözetiminde gerçekleştirilir.

BDDK 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu Madde 24

Denetim komitesi, yönetim kurulu adına bankanın iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinin etkinliğini ve yeterliliğini, bu sistemler ile muhasebe ve raporlama sistemlerinin bu Kanun ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde işleyişini ve üretilen bilgilerin bütünlüğünü gözetmek, bağımsız denetim kuruluşlarının yönetim kurulu tarafından seçilmesinde gerekli ön değerlendirmeleri yapmak, yönetim kurulu tarafından seçilen bağımsız denetim kuruluşlarının faaliyetlerini düzenli olarak izlemek, bu Kanun kapsamında ana ortaklık niteliğindeki kuruluşlarda, konsolide denetime tabi kuruluşların iç denetim işlevlerinin konsolide olarak sürdürülmesini ve eşgüdümünü sağlamakla görevli ve sorumludur.

Yorum

Belirtilen standartta denetim komitesinin işlevlerini ve önemini görmekteyiz. Denetim komitesinin hem iç kontrol sisteminde hem de bağımsız denetimlerde iş payı vardır. Denetim komitesinin esas görevi iç kontrol sisteminin etkin şekilde yürütülmesi olmasıyla beraber bağımsız denetçi seçimi, bağımsız denetim sürecindeki performans takibi ve bağımsız denetimin kalitesi için gerekli bir şart olan, bağımsız denetçiye gerektiğinde katkı verme görevi de denetim komitesinin genişleyen işlevlerini kanıtlamaktadır. Bu da denetçi komitesinin gittikçe artan ve önem kazanan rollerinin kanıtıdır. Ülkemizdeki denetim komitesi rolleri ve işlevleri de European Accounting Reformları ile paralel şekilde önem kazanıp genişlemektedir. Bu da reformların uygulanması konusunda ciddi bir rahatlık sağlamaktadır.

Zorunlu denetim firması rotasyonu (MFR)

KAYİK’lerin bugün olduğu gibi uzun yıllar aynı bağımsız denetçilerle veya denetim firmaları tarafından denetlenmesi bariz bir şekilde risklidir. Böylesine uzun profesyonel bir ilişki, bağımsız denetçinin yansızlığını ve profesyonel şüpheciliğini olumsuz yönde etkileyebilir. En önemli denetçi ortağın denetim firması içinde rotasyonu gereklidir, çünkü denetim firmasının teme odağı müşteriyi elde tutmaktır. Yeni bir ortak, firmanın sürekli bir müşterisini elinde tutabilmek için baskı altında olacaktır.

Zorunlu denetim firması rotasyonu; bağımsız denetçi ile müşterileri arasındaki fazla yakınlığı azaltacak, tekrarlanan yanlışları devam ettirme riskini sınırlayacak ve taze düşünceyi cesaretlendirecektir, böylece gerçek profesyonel şüpheciliğin koşullarını güçlendirecektir.

Yeni kuralların yürürlüğe girmesinin ardından, KAYİK’lerin bağımsız denetçilerinin veya denetim firmalarını en geç 10 yılda bir değiştirmeleri gerekecektir. Denetim işinin süresi, denetim işi mektubunda kapsanan ilk mali yıl itibariyle hesaplanacaktır.

En fazla 10 yıllık sürenin bitiminden sonra eğer bir firma denetim için kamu ihalesi sürecine girerse, bu süre 20 yıla uzar (Eğer üye devlet daha az bir maksimum süre aralığına izin veriyorsa daha az).

Eğer bir firma 10-24 yıl arası müşterek denetim kullanırsa, bu süre 24 yıla uzar ve bu uzatma hissedarlarca onaylanır.

Denetim firması, bağımsız denetime dahil olan kıdemli personel için uygun, kademeli bir rotasyon mekanizması uygulamalıdır.

MFR şartlarının safhalara ayrılmasıyla ilgili geçiş hükümleri, düzenlemede aşağıdaki gibi oluşturulmuştur:

20 yıldan daha uzun süre aynı denetçiyle çalışmış KAYİK’lerin, yasanın yürürlüğe girmesini takiben 6 yıl içinde denetçilerini değiştirmeleri gerekecektir (Örneğin 2020 yılında)

11-19 yıl arası aynı denetçiyle çalışmış KAYİK’lerin yasanın yürürlüğe girmesini takiben 9 yıl içinde denetçilerini değiştirmeleri gerekecektir (Örneğin 2023 yılında)

TTK No:6102 Madde 400

(2) Bir bağımsız denetleme kuruluşunun, bir şirketin denetlenmesi için görevlendirdiği denetçi yedi yıl arka arkaya o şirket için denetleme raporu vermişse, o denetçi en az üç yıl için değiştirilir.

Yorum

European Accounting Reform’larına bakıldığında bu standartla ilgili önemli detaylar gözükmektedir. Bu reformlar, ülkemizdeki bağımsız denetimler için doğrudan bir etkiye sahiptir. Ülkemizde yabancı firma sayısı oldukça fazladır. Bu firmaların büyük çoğunluğu, merkezi başka ülkede bulunan firmalardır. Dolayısıyla ülkemizdeki şubeler gerek yönetimsel gerek ticari işlerinde merkezlerine bağlı olabilmektedir. Merkez şubeler, kendilerine bağımsız denetim servisi sunacak denetim şirketlerinin başka ülkelerdeki şubelerde de aynı denetim firmalarının servis sunmasını uygun bulmaktadır. Bu noktada European Accounting Reform’ları ile ülkemizdeki standartlar arasında önemli bir çelişki doğmaktadır. Bir AB ülkesindeki merkez şubenin zorunlu denetim rotasyonu süresi, ülkemizdeki zorunlu denetim rotasyon süresini ciddi şekilde aşabilmektedir. AB ülkesindeki merkezin denetçisi değişmezken ülkemizde denetçinin değişmesine sebep olacaktır ve istenmeyen bir durum meydana gelecektir. Bu reformların uygulamasındaki çelişkiler olası sorunlar doğuracaktır.

Bir Şirketin Denetçi Seçimini Kısıtlayan Sözleşme Maddeleri

Denetim piyasası, piyasanın üst düzeyindeki yüksek bir konsantrasyon derecesi ile karakterize edilir. Özellikle de, çok az denetim firmasının çalıştığı büyük şirketlerin bağımsız denetimi alanında. Bazı durumlarda, denetim firması seçimi ‘’Sadece Big-Four’’ denen, bankalar veya sigorta şirketlerinin büyük şirketlere dayattığı maddeler tarafından kısıtlanır. Diğer seçenekleri teşvik etmek için böylesi sözleşme maddeleri, firmanın bir KAYİK olup olmamasına bakmaksızın, artık yasaklanmıştır.

Yorum

Her ne kadar ülkemizde benzer bir standart olmasa da European Accounting Reform’undaki bu standart ülkemizi doğrudan etkilemektedir çünkü AB üyesindeki merkezin anlaştığı bağımsız denetçi, ülkemizdeki şubenin de bağımsız denetçisi olacaktır. Bu da ülkemizdeki faaliyet gösteren ‘’Big Four’’ dışındaki bağımsız denetim şirketlerine fayda sağlayabilir.

Denetim Dışı Hizmetlerin (NAS) Hükümlerine Denetçi Tarafından Konan Kısıtlamalar

Reformun amacı, bağımsız denetçilerin ve denetim firmalarının ana ‘’toplumsal’’ rollerini oynamaları için bağımsızlık ve yansızlık şartlarından keyif almalarını sağlamaktır: bağımsız denetim KAYİK’leri denetlerken, denetim dışı belirli hizmetlerin hükümleri, denetçilerin bağımsızlığına doğal bir tehdit oluşturmakta ve bağımsız denetçilere ve denetim firmalarına olan ilgiyle ilgili ihtilafların artma riskini önemli derecede artırabilmektedir.

Sonuç olarak düzenleme, bağımsız denetçilerin veya denetim firmalarının bağımsızlığının tehlikeye girdiği yerlerde, Birlik (‘’kara liste’’) içindeki denetlenen kuruluşa, onun ana şirketine ve onun kontrol edilen şirketlerine bağımsız denetçilerin ve denetim firmalarının sağlayamayacağı denetim dışı hizmetlerin bir listesini sunar.

‘’Kara liste’’ kapsamındaki hizmet örnekleri şunları kapsar:

Özel vergi, denetlenen kuruma verilen danışmanlık ve müşavirlik hizmetleri,

Denetlenen kurumun herhangi bir yönetim veya karar almasında rol oynama ile ilgili hizmetler,

Denetlenmiş firmanın finans, sermaye yapısı ve ödenek ve yatırım stratejisiyle bağlantılı hizmetler.

TTK No:6102 Madde 400

(1)

  1. a) Denetlenecek şirkette pay sahibiyse,
  2. b) Denetlenecek şirketin yöneticisi veya çalışanıysa veya denetçi olarak atanmasından önceki üç yıl içinde bu sıfatı taşımışsa,
  3. c) Denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan bir tüzel kişinin, bir ticaret şirketinin veya bir ticari işletmenin kanuni temsilcisi veya temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya sahibiyse ya da bunlarda yüzde yirmiden fazla paya sahipse yahut denetlenecek şirketin yönetim kurulu üyesinin veya bir yöneticisinin alt veya üst soyundan biri, eşi veya üçüncü derece dâhil, üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısmıysa,
  4. d) Denetlenecek şirketle bağlantı hâlinde bulunan veya böyle bir şirkette yüzde yirmiden fazla paya sahip olan bir işletmede çalışıyorsa veya denetçisi olacağı şirkette yüzde yirmiden fazla paya sahip bir gerçek kişinin yanında herhangi bir şekilde hizmet veriyorsa,
  5. e) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının düzenlenmesinde denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunmuşsa,
  6. f) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının çıkarılmasında denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunduğu için (e) bendine göre denetçi olamayacak gerçek veya tüzel kişinin veya onun ortaklarından birinin kanuni temsilcisi, temsilcisi, çalışanı, yönetim kurulu üyesi, ortağı, sahibi ya da gerçek kişi olarak bizzat kendisi ise,
  7. g) (a) ilâ (f) bentlerinde yer alan şartları taşıdığı için denetçi olamayan bir denetçinin nezdinde çalışıyorsa,
  8. h) Son beş yıl içinde denetçiliğe ilişkin meslekî faaliyetinden kaynaklanan gelirinin tamamının yüzde otuzundan fazlasını denetlenecek şirkete veya ona yüzde yirmiden fazla pay ile iştirak etmiş bulunan şirketlere verilen denetleme ve danışmanlık faaliyetinden elde etmişse ve bunu cari yılda da elde etmesi bekleniyorsa,

denetçi olamaz; ancak, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği, katlanılması güç bir durum ortaya çıkacaksa (h) bendindeki yasağın kaldırılması için belli bir süreyle sınırlı olarak onay verebilir.

(3) Denetçi, denetleme yaptığı şirkete, vergi danışmanlığı ve vergi denetimi dışında, danışmanlık veya hizmet veremez, bunu bir yavru şirketi aracılığıyla yapamaz.

Yorum

Ülkemizde, bağımsız denetçilerin yapamayacakları işler ve kuramayacağı ilişkiler açık şekilde (1). maddede açıklanmıştır. Bu standartlar hemen hemen aynı şekilde AB ülkelerinde de uygulanmaktadır. European Accounting Reform’ları ile esas ilgili madde ise (3). maddedir. Ülkemizdeki uygulamaya bakıldığında, bu konu farklılık göstermekte olup denetim şirketinin vergi danışmanlığı ve vergi denetimi dışında başka hizmet vermesi yasaklanmıştır. Denetim sürecinde her ne kadar ülkemizdeki standartlarda doğrudan bulunmasa da denetlenen kurumun karar almasında ve stratejik planları hakkında hizmetler sunması etik olarak doğru değildir ve başka hizmetler sınıfına girmektedir.

Denetim Ücretleri ve Denetim Dışı Hizmetlerin Ücretleri

Düzenleme; bir bağımsız denetçi veya denetim firmasının denetlenen KAYİK’e üç veya daha fazla mükerrer mali yılda denetim dışı hizmetler sunduğunda, bu hizmetlerin toplam ücretinin, denetlenen kurumun son üç mükerrer yıldaki bağımsız denetim için ödediği ücretin ve uygun olduğu yerlerde, kurumun ana şirketinin, kontrol edilen şirketlerinin ve o şirketler grubunun konsolide mali tablolarının en çok %70’ine kadar sınırlandırılmasını düzenler.

Yorum

Bu standart ile ilgili bir standart ülkemizde bulunmamaktadır. Genel düşünce denetim ücreti, denetimin bağımsızlığını, tarafsızlığını ve kalitesini sağlayacak şekilde belirlenmesidir. Denetlenen işletmeye ilgili mevzuat uyarınca izin verilen hizmetlerin sağlanması durumunda denetim ücreti bundan etkilenmeyecek. Denetim hizmetleri için kurum tarafından ilgili yıl için ücret tarifeleri belirlenebilecek. Ücret tarifesinin belirlenmemiş olduğu yıllarda, yılbaşından itibaren geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan ücret tutarlarının Maliye Bakanlığı’nca o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında arttırılması suretiyle bulunacak tutarlar uygulanacaktır.

Denetim Firmalarının Birden Fazla Üye Devlette Tanınması

Üye devlette bağımsız denetimlerini sürdürmek isteyen bir denetim firmasının, onaylanması gerekecek olan hariç, o üye devletteki yetkili makama kaydını yaptırması gerekecektir. Her yetkili makam başka bir üye devletin denetim firmalarının onayı için, bir uyumluluk testini geçmeye ihtiyaç duymamasını veya 3 yılı geçmeyecek bir adaptasyon süresini tamamlamasına gerek kalmamasını sağlayacak bir mevzuat oluşturacaktır.

Bağımsızlık ve Profesyonel Şüphecilik

Profesyonel şüphecilik kavramı; denetçilere denetim boyunca hem denetlenen kurumla hem de yönetimle geçmiş deneyimine dayanan profesyonel şüpheciliğini koruması için kanun hükmünde verilir.

Eğer ortada denetçi, denetçinin networku ve denetlenen kurum arasındaki ilişkinin ve denetimin firmasının bağımsızlığını tehlikeye atan bilinçli bir üçüncü tarafın yarattığı öz yorum, öz çıkar, savunma, içli dışlı yakinlik/samimiyet ve korkutma tehdidi varsa denetçi yasal bir denetim gerçekleştirmekten men edilir.

Etik standartlar çerçevesinde önceden kontrolü ele geçirilmiş kavramlara hukuki durum ve dava ehliyeti veren ek gereksinimler yönetmelikte yer almaktadır.

Eğer denetlenen kurum, başka bir kurum tarafından birleşme sonucu satın alınırsa veya başka bir kurumu satın alırsa, denetçi denetlenen kurumun güncel ve son durumdaki ilişkilerini belirler, şirketin bağımsızlığını tehlikeye atan herhangi bir güncel ilişkiyi sona erdirmek için 3 ay içindeki tüm adımları atar.

Bir kilit denetçi ortağı 1 yıl içinde bir kilit yönetim pozisyonu alamayacaktır, denetim komitesi üyesi veya denetlenen kurumda yönetici olmayan bir direktör olamayacaktır. (KAYİK’ler için 2 yıl içinde).

Denetim Firması Politikaları Ve Prosedürleri

Denetim firmalarının hukuka tanıtımı ile ilgili bir dizi örgütsel gereklilikler:

İdari süreçler ve muhasebe işlemleri, iç kontrol mekanizması ve risk değerlendirmesi için etkili prosedürler,
Bağımsızlığa olan tehditleri engellemek, tespit etmek, ortadan kaldırmak veya yönetmek ve ifşa etmek için uygun ve etkili kurumsal ve idari düzenlemeler,
Çalışan faaliyetlerinin antrenörlüğü, teftişi ve gözden geçirilmesi için ve denetim dosyasının yapısını organize etmek için uygun politikalar,
Yasal denetimlerin kalitesini sağlamak için iç kalite kontrol sistemi,
Denetim kalitesini korumak için yeterli performans teşvikleri sağlayan uygun ücret politikaları.

Uluslararası Denetim Standartları (ISAs)

Avrupa Komisyonu tarafından kabul edilen uluslararası denetim standartlarını uygulamak için olan gereksinimler direktifte muhafaza edilmektedir. Ama eğer denetim uygulaması, denetçilerin bağımsızlığı ve iç kontrolü dışındaki direktifin şartlarını düzeltmezlerse Avrupa Komisyonu sadece değişiklikleri uluslararası denetim standartlarına uygulayabilir.

Küçük girişimlerin uluslararası denetim standartlarını uygulaması faaliyetlerinin ölçeğine ve karmaşıklığına orantılı olmalıdır.

Prosedürler sadece ulusal yasal gereklilikleri etkilemek için veya finansal tabloların güvenilirliğine ve kalitesine eklemek için gerekli olduğunda, üye devletler ek denetim prosedürleri empoze edebilirler.

Üçüncü Ülkeler ile İşbirliği

Üçüncü ülkelerin eşdeğerlik ve yeterliliğine ilişkin komisyonun kararı için mevcut gereksinimler çerçevesi çoğunlukla değişmeden kalır. Özellikle bilgi değiş tokuşu alanında ticari çıkarların korunmasını sağlamak ve gereğini vurgulamak için küçük değişiklikler getirilmiştir.

ÖZET

European Accounting Reform’unun, iki yıllık geçiş süresinin ardından AB üye ülkelerinde 2016 yılından itibaren yürürlüğe girmesi bekleniyor. Standartların uygulanacak olması, şeffaflık açısından ve denetim kalitesini artıracak olması nedeniyle olumlu karşılanmaktadır. Bu reformlar KAYİK’lerin bağımsızlığını daha da güçlendirecektir. Bunda bağımsız denetçilerinde katkısı son derece büyük olacaktır. Bu reformlar aynı zamanda bağımsız denetçinin bağımsızlığını ve şüpheciliğini de sağlamlaştıracak. Reformun amaçlarından biri de bağımsız denetimin kalitesini artırmaktadır. Bu; hem bağımsız denetçilerin özgürlüklerini artırmak, hem de denetlenen kuruluşların yatırımcıları ve hissedarlarına denetleme raporları vasıtasıyla daha iyi ve daha detaylı bilgi sağlamak anlamına gelir.

Reformlardaki bir diğer önemli konuda denetim komiteleri ile ilgili olan standartlardır. Denetim komitesindeki üyelerin çoğu bağımsız olacaktır ve komite denetlenen kurumun çalıştığı sektörle ilgili yetkinlik ve yeterliliğe sahip olacaktır. Aynı zamanda etkin şekilde yürütülen bir iç kontrol sisteminin gözetici bir parçasıdırlar ve bağımsız denetim sürecinde ihtiyaç halinde bağımsız denetçilere katkıda bulunurlar. Bunlarda bağımsız denetimin kalitesini doğrudan artıran faktörlerdir.

European Accounting Reform’ları ile ülkemizde uygulanan standartlar genel olarak benzerlikler taşımaktadır çünkü kavram olarak her iki standartlarda muhasebe ve denetimin temel karakteristik özelliklerini benimseyerek düzenlenmiştir. Bu sayede birebir olarak aynı olmasa da European Accounting Reformları ülkemizde de uyumlu bir şekilde yürütülebilir. Ancak bu standartlar arasındaki görünürdeki tek sorun ‘’Zorunlu denetçi rotasyonu’’ olacaktır çünkü European Accounting Reformları ile ülkemizde uygulanan TTK No:6102 Madde 400 gereğince arada süre açısından ciddi fark vardır.

Bağımsız denetim gittikçe yaygınlaşmakta ve önemini arttırmaktadır. Yeni gelen reform ve standartlarda denetim alanının kapsamları da genişlemektedir. Bağımsız denetim yatırımcılar, kredi veren kuruluşlar ve şirket hissedarları gibi birçok kuruluşun ve insanların da daha artan şekilde ihtiyaç duyduğu bir servis haline gelmiştir. Tüm bu standartlar, bağımsız denetime doğrudan katkı sağlayacaktır ve bağımsız denetim servisine ihtiyaç duyanlar için daha kaliteli bir hizmet sunulmasına imkan verecektir. Dolayısıyla bu reformların uygulanması herkes için bir fayda sağlayacaktır. Ülkemiz de sahip olduğu mevzuat ve standartlarla, bu reformlara uyum sağlayabilecek altyapıya sahiptir.

 

Yazar
Nazım Hikmet İletişim