banner image
Press Release

Dijital Hizmet Vergisi Kanunu İle 375 Sayili Kanun Hükmünde Kararname

Dijital Hizmet Vergisi Kanunu İle 375 Sayili Kanun Hükmünde Kararname

Önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi beklenen kanun teklifi kapsamında hayata geçirilmesi planlanan düzenlemeler ana başlıklar itibarıyla aşağıdaki şekildedir (BU KANUN TEKLİFİ HENÜZ YASALAŞMAMIŞTIR);

Digital Hizmet Vergisi İhdas Edilmektedir

Genel Olarak;

Türkiye’de dijital ortamda sunulan bazı hizmelter ile bu hizmetlere ilişkin yine dijital ortamda sunulan aracılık hizmetlerinin kanunda belirtilen tutarları aşması halinde “Dijital Hizmet Vergisi”ne tabi olması öngörülmektedir (Md.1 – Md.7)

Verginin Konusu

Türkiye’de sunulan aşağıdaki hizmetlerden elde edilen hasılat, dijital hizmet vergisine tabidir.

  1. Dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetleri (reklam kontrol ve performans ölçüm hizmetleri, kullanıcılarla ilgili veri iletimi ve yönetimi gibi hizmetler ile reklamın sunulmasına ilişkin teknikhizmetler dahil),
  2. Sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin (bilgisayar programları, uygulamalar, müzik, video, oyunlar, oyun içi uygulamalar ve benzerleri dahil) dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına veya elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda sunulan hizmetler,
  3. Kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamlann sağlanması ve işletilmesi hizmetleri (kullanıcılar arasında bir mal veya hizmetin satılmasına veya satılmasının kolaylaştırılmasına yönelik sunulan hizmetler dahil).

Mükellef ve Vergi Sorumlusu

  • Dijital hizmet vergisinin mükellefi, dijital hizmet sağlayıcılarıdır. Bunların, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından tam mükellef olup olmaması, dar mükellefiyette söz konusu faaliyetleri Türkiye’de bulunan işyeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirip gerçekleştirmemesi dijital hizmet vergisi mükellefiyetine tesir etmeyecektir.
  • Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni ve iş merkezlerinin bulunmaması halleri ile gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tâbi işlemlere taraf olanlar ile işleme ve ödemeye aracılık edenler de vergi mükellefi sayılacaktır.

Muafiyet ve İstisnalar

İlgili hesap döneminden önceki hesap döneminde; belirtilen hizmetlere ilişkin, Türkiye’den elde edilen hasılatı 20 milyon Türk Lirasından veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon Avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından az olanlar dijital hizmet vergisinden muaftır.


  • Mükellefin, finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olması halinde, bu hadlerin uygulanmasında grubun verginin konusuna giren hizmetlere ilişkin elde ettiği toplam hasılat dikkate alınacaktır.
  • İlgili hesap dönemi içerisinde belirtilen hadlerin her ikisinin de aşılması halinde muafiyet sona erecektir.
  • Arka arkaya iki hesap dönemi boyunca belirtilen hadlerden herhangi birinin altında kalanların vergi muafiyeti, izleyen hesap döneminden itibaren tekrar başlayacaktır.


Dijital ortamda yapılan aşağıdaki hizmetlerden elde edilen hasılat dijital hizmet vergisinden istisnadır ve bu hizmetlerden elde edilen hasılat birinci fıkradaki hadlerin tespitinde dikkate alınmaz.

  • Telgraf ve Telefon Kanunu, ek 37’nci maddesi kapsamında üzerinden Hazine payı ödenen hizmetler,
  • Gider Vergileri Kanunu, 39’uncu maddesi kapsamında üzerinden özel iletişim vergisi alınan hizmetler,
  • 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 4’üncü maddesi kapsamındaki hizmetler,
  • 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanununun 2’nci maddesinde tanımlanan Ar-Ge merkezlerinde Ar-Ge faaliyetleri neticesinde oluşturulan ürünlerin satışı ile münhasıran bu ürünler üzerinden sunulan hizmetler,
  • 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanununun 12’nci maddesi kapsamında yer alan ödeme hizmetleri.

Verginin Matrahı, Oranı ve Hesabı

  • Dijital hizmet vergisinin matrahı, ilgili vergilendirme döneminde verginin konusuna giren hizmetler nedeniyle elde edilen hasılattır. Hasılatın döviz ile hesaplanması halinde döviz, hasılatın elde edildiği tarihte geçerli olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk parasına çevrilir.
  • Verginin matrahından gider, maliyet ve vergi adı altında indirim yapılmaz.
  • Dijital hizmet vergisi, fatura ve fatura yerine geçen belgelerde ayrıca gösterilmez.
  • Dijital hizmet vergisi oranı %7,5’dir.
  • Dijital hizmet vergisi, matraha oranın uygulanması suretiyle hesaplanır. Bu şekilde hesaplanan vergiden herhangi bir indirim yapılmaz.

Vergilendirme Dönemi, Beyanı, Tarhı ve Ödemesi

  • Dijital hizmet vergisinde vergilendirme dönemi, takvim yılının birer aylık dönemleridir.
  • Dijital Hizmet Vergisi,Mükellefin beyanı üzerine tarh olunur. Kanunun 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı durumlarda, bu beyan vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından yapılacaktır.
  • Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar, dijital hizmet vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine vermek ve aynı sürede ödemekle yükümlüdürler.

Dijital hizmet vergisi, KDV mükellefiyeti bakımından bağlı bulunulan vergi dairesince, KDV mükellefiyeti bulunmayanlar bakımından Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek vergi dairesince tarh olunacaktır.

Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV)’ne İlişkin Düzenleme

Kambiyo İşlemlerinde Uygulanan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) binde 1’den binde 2’ye yükeseltilmekte ve söz konusu vergiye ilişkin oranlarda Cumhurbaşkanı tarafından yapılabilecek değişikliğe ilişkin limiterler yeniden belirlenmektedir (Md.8).

Konaklama Vergisi 

6802 Sayılı Gider Vergileri Kanunu’nda yapılan düzenleme ile konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu tesislerde verilen diğer hizmetlerin “Konaklama Vergisi”ne tabi tutulması öngörülmektedir (Md.9 – Md.10). Bu kapsamda kişi başına gecelik konaklama vergisinin;

  • 5 yıldızlı otel ve tatil köyleri için 18 lira,
  • 4 yıldızlı otel ve tatil köyleri için 12 lira,
  • 3 yıldızlı oteller ve belediye belgeli konaklama tesisleri için 9 lira,
  • 2 ve bir yıldızlı oteller, pansiyon, motel, apart otel ve kampingler için 6 lira.
  • Butik oteller ve özel konaklama tesisleri için 18 lira

Olması planlanmaktadır.

Gelir Vergisinden İstisna Olan Serbest Meslek Kazançları İçin Üst Sınır Getirilmektedir

Gelir Vergisi Kanunu (GVK)’nun 18’inci maddesinde yapılan düzenleme ile; söz konusu maddede belirtilen ve gelir vergisinde istisna tutulan serbest meslek faaliyetlerinden elde edilen toplam kazancın, GVK 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşması halinde istisnadan yararlanılamayacağı ve bu durumda olanların GKV 94/1’inci maddesi kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğün olmamasına ilişkin düzenleme yapılmaktadır (Md.11).

Çalışanlara Yapılacak Ulaşım Yardımı İçin Gelir Vergisi İstisnası Uygulanmasına İlişkin Düzenleme Yapılmaktadır

Gelir Vergisi Kanunu’nun ücretlere ilişkin istisnaları düzenleyen 23’üncü maddesininde yapılan düzenleme ile işveren tarafından taşıma hizmeti verilmeyen durumlarda, bir günlük ulaşım bedelinin 10 TL’yi aşmaması şartıyla hizmet erbabına toplu taşıma kartı ve bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçları temini suretiyle sağlanan menfaatlerin gelir vergisinden istisna edilmesi öngörülmektedir(Md.12).

Spor Yarışmalarını Yöneten Hakemlere Ödenen Ücretlere İlişkin Gelir Vergisi İstisnası Kaldırılmaktadır

Gelir Vergisi Kanunu’nun “Teşvik İkramiye ve Mükafatlar” başlıklı gelir vergisi istisnasını düzenleyen 29’uncu maddesinin dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılarak spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler istisna kapsamı dışına çıkarılmaktadır (Md.13).

Kiralama veya İktisap Yoluyla Edinilen Binek Otomobillere Ait Kira, KDV-ÖTV, Amortisman ve Diğer Giderlerin Ticari Kazancın Tespitinde Gider Olarak İndirilmesine Sınırlama Getirilmektedir

Gelir Vergisi Kanunu’nun, Ticari Kazancın Tespitinde İndirilecek Giderlere ilişkin 40’ıncı maddesinde yapılan düzenleme ile kiralama veya iktisap yoluyla edinilen binek otomobillere ait giderlerin ticari kazançtan indirilmesine sınırlama getirilmektedir (Md.14, Md.23). Buna göre;


  • Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere,
    • Kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 TL’ye kadarlık kısmının,
    • Binek otomobillerinin iktisabına ilişkin ÖTV ve KDV toplamının en fazla 115.000 TL’ye kadarlık kısmının,
    • Binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla % 70’inin,
    • ÖTV ve KDV hariç ilk iktisap bedeli 135.000 TL’yi, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde; amortismana tabi tutarı 250.000 TL’yi aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmının

ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Kiralama veya İktisap Yoluyla Edinilen Binek Otomobillere ait Kira, KDV-ÖTV, Amortisman ve Diğer Giderlerin Serbest Meslek Kazancının Tespitinde Gider Olarak İndirilmesine Sınırlama Getirilmektedir

Gelir Vergisi Kanunu’nun Serbest Meslek Kazancın Tespitinde İndirilecek Giderlere ilişkin 68’inci maddesinde yapılan düzenleme ile kiralama veya iktisap yoluyla edinilen binek otomobillere ait giderlerin serbest meslek kazancından indirilmesine sınırlama getirilmektedir (Md.15, Md.23).

Düzenleme kapsamında tıpkı ticari kazançlarda olduğu gibi; serbest meslek kazançlarında da safi kazancın tespitinde binek otomobillere ait kira, amortisman, KDV-ÖTV tutarları ve diğer giderlerin belirlenen tutarlara kadar olan kısmının indirimi mümkün olmakta, bu limitleri aşan kısmının indirimine
ise müsade edilmemektedir.

Yıllık Beyannamede Toplanacak Gelirlere Dahil Edilmeyecek Ücret Geliri Hakkında Düzenleme

  • Gelir Vergisi Kanunu’nun vergi oranlarına ilişkin 103’üncü maddesinde yer alan gelir dilimlerindeki değişikliğe paralel olarak, Gelir Vergisi Kanunu’nun 86’ncı maddesinde de düzenleme yapılmaktadır. Bu doğrultuda yıllık beyannamede toplanarak beyan edilen gelirlere dahil edilmeyecek ücret gelirlerine ilişkin limitler yeniden belirlenmektedir.
  • Yapılacak düzenleme doğrultusunda;
    • Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş 103’üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan ücretler,
    • Birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103’üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler,
    • Birinci işverenden alınan dahil ücret gelirleri toplamı 103’üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler

için yıllık beyanname verilmemesi, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirlerin beyannameye dahil edilmemesi öngörülmektedir (Md.16).

İcra İflas Kanunu ve Avukatlık Kanunu Uyarınca Karşı Tarafa Yükletilen Avukat Vekalet Ücretlerinden Yapılacak Tevkifatın Sorumlularına İlişkin Düzenleme Yapılmaktadır

Gelir Vergisi Kanunu’nun, Gelir Vergisi Tevkifatı yapılacak ödemeler ile tevkifat yapmakla sorumlu olanlara ilişkin düzenlemelerin yer aldığı 94’üncü maddesine, ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere yeni bir fıkra eklenmiştir. Eklenen bu yeni fıkra kapsamında;

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretleri için (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dahil), ücreti ödemekle yükümlü olanlar tarafından,
  • Ödemenin avukatın müvekkiline yapılması durumunda ise müvekkil tarafından

Gelir Vergisi Tevkifatı yapılması öngörülmektedir (Md.17).

Gelir Vergisi Oranlarına İlişkin Gelir Dilimleri Değiştirilmektedir

Gelir Vergisi Kanunu’nun, vergi oranları ve gelir dilimlerine ilişkin 103’üncü maddesinde yapılacak değişiklik ile 500 bin Türk Lirası’nı aşan gelirler için uygulanacak gelir vergisi oranı % 40’a çıkarılmaktadır.

Buna göre, gelir vergisi dilimleri ve oranlarına ilişkin yeni tarifenin aşağıdaki şekilde olması öngörülmektedir (Md.18, Md.23).

Gelir Vergisi Dilimleri Ve Oranlarına İlişkin Yeni Tarife

Mevcut Uygulama    Öngörülen Uygulama  
18.000 TL'ye kadar % 15 18.000 TL’ye kadar % 15
40.000 TL'nin 18.000 TL'si için 2.700 TL,
fazlası
% 20 40.000 TL'nin 18.000 TL'si için 2.700 TL,
fazlası
% 20
98.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL,
(ücret gelirlerinde 148.000 TL'nin 40.000
TL'si için 7.100 TL), fazlası
% 27 98.000 TL’nin 40.000 TL’si için 7.100 TL,
(ücret gelirlerinde 148.000 TL’nin 40.000
TL'si için 7.100 TL), fazlası
% 27
98.000 TL'den fazlasının 98.000 TL'si için
22.760 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'den
fazlasının 148.000 TL'si için 36.260 TL),
fazlası
% 35 500.000 TL’nin 98.000 TL’si için 22.760 TL,
(ücret gelirlerinde 500.000 TL’nin 148.000
TL’si için 36.260 TL), fazlası
% 35
    500.000 TL’nin 500.000 TL’si için 163.460
TL (ücret gelirlerinde 500.000 TL’nin
500.000 TL’si için 159.460 TL), fazlası
% 40
01.01.2019-31.12.2019 döneminde elde edilen ücret gelirlerine değişiklik öncesi tarifenin uygulanması öngörülmektedir.

Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimine İlişkin Uyumluluk Kriterleri Yumuşatılmaktadır

  • Gelir Vergisi Kanunu’nun, vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimini düzenleyen mükerrer 121’nci maddesinde yapılacak değişiklik ile vergi indirimden faydalanabilmek için “indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla” beyana dayalı vergi borçlarının ödenmiş olması yeterli görülmektedir. Mevcut uygulamada ise indiriminden yararlanabilmek için “beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması” gerekmektedir.
  • Ayrıca beyannamelere ait vergilerin, iade alacaklarından mahsuben yapılmış olması ve indirimden yararlanıldıktan sonra söz konusu iade alacağı tutarının mahsuben ödemesi talep edilen vergi borcu tutarının altına düşmesi halinde, eksik ödenmiş duruma gelen vergilerin mahsuben ödenmek istenilen tutarın %10’unu aşmaması kaydıyla, eksik ödenmiş vergiler dolayısıyla veya vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması halinde kanunlarda belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla, bu şart ihlal edilmiş sayılmayacaktır (Md.19).

Bazı Menkul Kıymet Gelirlerine İlişkin Tevkifat Oranlarının Belirlenmesinde Cumhurbaşkannına Verilen Yetkinin Sınırının Değiştirmesi Öngörülmektedir

Gelir vergisi kanununun, menkul kıymet gelirlerine uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin Geçici 67’nci maddesinde yapılması öngörülen düzenleme ile Cumhurbaşkanı tarafından mevcut durumda 5 puana kadarlık artırım yapma yetkisi bir katına kadar olacak şekilde yeniden düzenlenmektedir.

Bu doğrultuda Geçici 67’nci maddenin (1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkralarında belirtilen tevkifat oranlarını, yabancı para cinsinde ihraç edilen menkul kıymetlerden sağlanan getiriler ile döviz cinsinden açılmış hesaplardan elde edilen faiz gelirleri için, Cumhurbaşkanı bir katına kadar artırma veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkili olacaktır (Md.21).

Sporculara Yapılan Ücret ve Ücret Sayılan Ödemelerden Yapılacak Tevkifatlara İlişkin
Düzenleme Yapılmaktadır

Gelir vergisi kanununun, sporculara yapılan ödemelere ilişkin tevkifat oranlarını düzenleyen Gecici 72 nci maddesinde yapılmakta olan düzenleme ile,

  • Yürürlükteki tevkifat oranlarının ugulama süresi 31.12.2019’dan 31.12.2023 tarihine uzatılmakta,
  • Lig usulüne tabi spor dallarında en üst liglerde faaliyette bulunan sporculara uygulanan gelir vergisikesinti oranı yüzde 15'ten yüzde 20'ye çıkarılmakta, (01.11.2019’dan önce sözleşme imzalamışsporcular, sözleşmeleri bitinceye kadar eski vergi oranlarına; 01.11.2019 tarihinden itibarensözleşme imzalayan sporcular ise yeni vergi oranlarına tabi olacaklardır.)
  • Bu madde kapsamında elde edilen gelirlerin, Gelir Vergisi tarifesinin dördüncü diliminde yer alan tutarı aşması halinde, bu gelirler için yıllık beyanname verilmesi ve beyanname üzerinden hesaplacak vergilerden mashup edilecek tevkifat tutarları için, tevkif edilen tutarların ödenmiş olması şartı getirilmektedir. (Md.22).

Vergi Usul Kanununun “Özel Ödeme Zamanları” Hakkındaki 112’nci Maddesinde Düzenleme Yapılmaktadır

Vergi Usul Kanunu’nun “Özel Ödeme Zamanları” hakkındaki 112’nci maddesinde yapılan düzenleme ile ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda hesaplanacak gecikme faizi hakkında düzenleme yapılmaktadır (Md.24).

Mükellefiyet Kaydının Analiz Ve Değerlendirme Sonuçlarına Bağlı Olarak Terkin Edilebilmesine İlişkin Düzenleme Yapılmaktadır

Vergi Usul Kanunu’nun “İşi Bırakmanın Bildirilmesi” hakkındaki 160’ıncı maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 160/A maddesi ile;

Mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı, vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi hususlar dikkate alınarak mükelleflerin vergisel uyum seviyelerine yönelik olarak Bakanlıkça yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları neticesinde sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükelleflerin, mükellefiyetlerinin yetkili idareler tarafından terkin edilmesine ilişkin düzenleme yapılması öngörülmektedir (Md.25).

Vergi Usul Kanunu’nun “İzaha Davet” Başlıklı 370’inci Maddesi Yeniden Düzenlenmektedir

Yapılan düzenleme kapsamında izaha davete ilişkin cevap süresi, verilecek beyannamelerin verilme ve ödeme süreleri 15 günden 30 güne çıkarılmaktadır.

Ayrıca, VUK’nun 359 uncu maddesinde yer alan fiillerle verginin ziyaa uğratılması halinde mükellefin izaha davet edilmemesi ancak kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarının, bir takvim yılında 100 bin Türk Lirası’nı geçmemesi veya bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve
hizmet alışlarının % 5’ini aşmaması halinde mükelleflere ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilerek, maddede belirtilen şartların sağlanması durumunda vergi ziyaı cezasının, ziyaa uğratılan vergi üzerinden % 20 oranında kesilmesi ve bu cezanın uzlaşma kapsamı dışında tutulması öngörülmektdir
(Md.26, Md.29).

Vergi Ziyaı, Usulsüzlük Ve Özel Usulsüzlük Cezalarındaki İndirim Oranında Yeni Düzenleme Yapılmaktadır

Vergi Usul Kanunu’nun 376’ıncı maddesinde yapılması planlanan düzenleme ile vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında uygulanacak indirim oranının, usulsüzlüğün ilk kez veya müteakiben geçekleşmesine bakılmaksızın maddede belirtilen şartların sağlanması koşuluyla % 50
olarak belirlenmesi öngörülmektedir.

Vergi Usul Kanunu’nun Mülga 379’uncu Maddesi “Kanun Yolunda Vazgeçme” Başlığıyla Yeniden Düzenlenmektedir

Yapılması öngörülen düzenleme ile Vergi Usul Kanununun yürürlükten kaldırılmış olan 379’uncu maddesi “Kanun Yolundan Vazgeçme” başlığıyla yeninden hayata geçirilmektedir. Buna göre;

Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesi veya bölge idare mahkemesince verilmiş kararlara ilişkin olarak, mükellef için geçerli olan istinaf, temyiz gibi kanun yollarından vazgeçilmesi halinde, ilgili mahkemeler tarafından verilen kararın türüne göre dava konusu vergi ve cazalarda indirime gidilmesi öngörülmektedir. Bu şekilde tahakkuk eden vergi ve/veya cezaların % 80 nin tahakkuk tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenmesi durumunda, (tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarı hariç) vergi ve cezalarda ayrıca % 20 oranında indirim yapılacaktır (Md.28).

Gayrimenkul Alım Satımlarımlarında Ödenecek Tapu Harcının Hesaplamasında Yeni Düzenleme

Harçlar Kanunu’nun 63’üncü maddesinde yapılması öngörülen değişiklik ile, taşınmaz alım satımlarında tapu harcının hesaplanmasına esas teşkil edecek devir bedelinin (satış bedelinin), emlak vergi değerine ilaveten “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılan değerleme sonucu belirlenmiş bir değer bulunması durumunda bu değerden” de az olamayacağına ilişkin düzenleme yapılmaktadır (Md.31, Md.32).

Değerli Konut Vergisi Uygulaması

Emlak Vergisi Kanunu’nda yapılması öngörülen yeni düzenleme kapsamında, Türkiye sınırları içerisinde bulunan, bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri 5.000.000 Türk Lirası ve üzerinde olan mesken nitelikli taşınmazların “Değerli Konut Vergisi”ne tabi olması planlanmaktadır. Bu tutarın altında kalan taşınmazlar bu vergiden müstesnadır.

Vergiye Ait Değerlerin Tespiti ve İlanı Nasıl Yapılacaktır?

  • Değerli Konut Vergisi’ne tabi olacak mesken nitelikli taşınmazların değer tespiti, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılarak kurumun internet sitesinde ilan edilecektir.

Ayrıca ilgilisine yazılı olarak da bildirilecektir.

  • Belirlenen değere, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itiraz edilebilir. İtiraz edilmediği takdirde belirlenen değer kesinleşmiş olacaktır.

Verginin Matrahı ve Nispeti

Verginin matrahı, bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerden yüksek olanıdır.

Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;

5.000 000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar (Binde 3)
7.500.001 TL ile 10.000.000 TL arasında olanlar (Binde 6)
10.000. 001 TL’yi aşanlar (Binde 10) oranında vergilendirilecektir.

Paylı mülkiyette ve elbirliği mülkiyette, matrahın hesabında mesken nitelikli taşınmazın toplam değeri esas alınacaktır.

İstisna tutarı, vergi oranlarına esas değerlerin alt ve üst sınırları ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen ve istisna tutarını aşan mesken nitelikli taşınmazların değeri her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacaktır.

Verginin Mükellefi Kimlerdir?

Değerli Konut Vergisi’nin mükellefi, mesken nitelikli taşınmazların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmaza malik gibi tasarruf edenlerdir.

Bir mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.

Mükellefiyetin Başlangıcı ve Sona Ermesi

Değerli Konut Vergisi mükellefiyeti, vergiye tabi olmak için kanunda belirlenen şartların sağlandığı tarihi takip eden yıldan itibaren başlayacaktır.

Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan mesken nitelikli taşınmazlardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona erecektir.

Değerli Konut Vergisi’nden Muaf Olacak Taşınmazlar

  1. Aşağıda yazılı mesken nitelikli taşınmazların, değerli konut vergisinden muaf olması öngörülmektedir.
    Kamu Kurumları ve üniversitelerin maliki veya intifa hakkına sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar,
  2. Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olan kişilerden; kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup, onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiç bir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan baret bulunanların sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar (intifa hakkına sahip olunması hali dahil). (Bu hüküm, belirtilen kişilerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında uygulanır.)
  3. Yabancı devletlere ait elçilik ve konsolosluk olarak kullanılan mesken nitelikli taşınmazlar ile elçilerin ikametine mahsus mesken nitelikli taşınmazlar ve Türkiye’de bulunan milletlerarası kuruluşlara, milletlerarası kuruluşların Türkiye’deki temsilciliklerine ait mesken nitelikli taşınmazlar,
  4. Esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen mesken nitelikli taşınmazlar (arsa karşılığı inşaat işlerinde sözleşme gereği taahhüt işini üstlenen müteahhide kalan mesken nitelikli taşınmazlar dahil), (bu taşınmazların kiraya verilmesi veya sair surette kullanılması halleri hariç).

Verginin Beyanı, Ödeme Süresi Ve Ödeme Yeri

Değerli Konut Vergisi’nin beyanı, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yerdeki Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı yetkili vergi dairesine beyanname vermek suretiyle yapılacaktır.

Beyan esnasında mesken nitelikli taşınmaza ilişkin bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değer ile buna ait vesikalar da sunulacaktır.

Değerli konut beyannamesi, kanunda belirtilen istisna tutarını aştığı yılı takip eden yılın Şubat ayının 20 nci günü sonuna kadar verilecek olup tahakkuk eden vergi Şubat ve Ağustos aylarının sonuna kadar iki eşit taksitte ödenecektir.

Kamu İhale Kanunu’nda Yapılan Düzenlemeler

4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun “İstisnalar” başlıklı 3 ünü maddesinde yapılan düzenleme ile faaliyet ve görev alanı kapsamında yer alan tarımsal ürünlerle ilgili olmak üzere, üretimin yetersiz olması nedeniyle ürün fiyatlarında meydana gelebilecek olağanüstü dalgalanmaların önlenmesi veya
ürünlerde fiyat istikrarının sağlanması amacıyla maddede belirtilen şartlarla Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünün ithalat yoluyla yapacağı tarımsal ürün alımları ile buna ilişkin hizmet alımlarının Kamu İhale Kanununa tabi olmaksınız yapılması amaçlanmaktadır.

Ayrıca 4734 Sayılı Kanunun Geçici 4’üncü maddesinde yapılan düzenleme ile Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünün idareler adına gerçekleştireceği taşıt alımı, taşıt kiralama, akaryakıt alımı ile ilaç, tıbbi malzeme ve tıbbi cihaz alımlarında, Kamu İhale Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan parasal limitin uygulanmaması amaçlanmaktadır.

Kanun Teklifi Kapsamında Düzenleme Yapılan Diğer Kanunlar

Kanun Teklifi Kapsamında Düzenleme Yapılan Diğer Kanunlar

Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” ile yukarıda açıklanan konulara ilave olarak aşağıda belirtilen kanunların çeşitli maddelerinde de düzenlemeler yapılarak yeni maddeler ilave edilmektedir. Bu göre;

  • 1618 Sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu,
  • 3289 Sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu,
  • 3332 Sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişikilik Yapılması Hakkında Kanun,
  • 4749 Sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun,
  • 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Hakkında Kanun,
  • 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu,
  • 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname

Saygılarımızla,

 

 

Copy text of article