Basın Bülteni

Olimpiyatlara Ev Sahipliği Yapıyorum, Yabancı Yatırımda Artış Bekliyorum

Olimpiyatlara Ev Sahipliği Yapıyorum, Gelecek Yabancı Yatırımlarda Artış Bekliyorum

Grant Thornton’un son araştırması, Londra’da başlayan 2012 Yaz Olimpiyatları ile eşzamanlı olarak yöneticilerin büyük spor organizasyonlarına bakışını inceliyor.

İlk olarak milattan önce Antik Yunan kültüründe ortaya çıkan ve dinsel kutlama amacıyla Olimpia Dağı’nda gerçekleştirilen olimpiyat oyunlarının bugünkü modern düzenlemesine kavuşması 1896 yılına rastlıyor. Citius, altius, fortius yani daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü şeklinde slogana sahip olan oyunlarda amaç kazanmak değil, her zaman daha iyisini ortaya koymak. Olimpiyatlar ve diğer büyük spor organizasyonları, sporcular için olduğu kadar aday şehirler, o şehirlerde yaşayanlar ve ülke ekonomisi için de büyük önem ifade ediyor. Londra’nın 3. kez ev sahipliği yaptığı ve İstanbul’un 2020 oyunları için adaylığını koyduğu olimpiyatlar, 27 Temmuz Cuma günü başladı. Grant Thornton, bu yeni araştırmasıyla, C seviye yöneticilerin büyük spor organizasyonlarına bakış açısını ortaya koyuyor.

Türkiye’de, büyük spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmanın yabancı yatırım çekmek açısından önemli olduğunu düşünenler katılımcıların %25’i, önemsiz diyenler ise %58.

 

Büyük spor etkinliklerine ev sahipliği yapmanın, yabancı yatırım fırsatları çekmek açısından ne derece önemli olduğunu düşünüyorsunuz ?

1. Çok önemli

2. Önemli

3. Etkisiz

4. Önemsiz

5. Çok önemsiz

1+2

Türkiye

12%

12%

10%

4%

54%

24%

BRIC

12%

42%

30%

12%

2%

54%

Avrupa Birliği

11%

31%

15%

19%

18%

42%

G7

10%

26%

16%

18%

17%

36%

Latin Amerika

25%

49%

17%

3%

6%

74%

Kuzey Amerika

12%

32%

19%

17%

18%

44%

Global

12%

31%

19%

16%

13%

43%

 












BRIC ülkeleri ve Latin Amerika ülkeleri gibi gelişmekte olan ülkeler, yabancı yatırım fırsatlarını  çekmesi açısından, uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmanın önemli olduğuna daha çok inanıyor. Latin Amerika’da çok önemli ve önemli diyenler % 74’lük bir grup iken BRIC ülkelerinde %54. Gelişmiş ülkelerde ise sırasıyla; Avrupa Birliği ülkelerinde %42, G7 ülkelerinde %36 ve Kuzey Amerika ülkelerinde %44. Türkiye’de tablo daha farklı. Büyük spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmanın önemsiz ve çok önemsiz olduğunu düşünenler %58’lik bir grup. Önemli ve çok önemli bulduklarını belirtenler ise %24. Rapor sonuçlarını değerlendiren Grant Thornton Türkiye Bağımsız Denetim Ortaklarından Emre Halit, ‘Büyük spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmanın, etkinlikler öncesi ev sahibi şehirde ciddi bir altyapı iyileştirmesi ve yeni tesis ilavesi çalışmalarını gerektirdiğini fakat sonrasında bilet, sponsorluk, reklam gibi gelirlerin yanı sıra ev sahibi ülke ve şehre sunduğu tanıtım imkanı dolayısı ile eşsiz bir turizm ve yatırım olanağı yarattığını ifade ediyor. Londra 2012 Yaz Olimpiyatları'na 10.250 sporcu katılmasının beklendiğini hatırlatan Halit, İngiltere’nin, Londra Olimpiyatları için 9.345 milyar £’lik bir bütçe öngördüğünü, bu bütçenin şu ana kadar 11.5 milyar £ olarak gerçekleştiğini, diğer taraftan, önümüzdeki dört yıl içinde 13 milyar £’lik bir gelir beklediğini ve bunun 6 milyar £’lik bir bölümünün yabancı yatırımcılar kanalıyla geleceğinin tahmin edildiğini sözlerine ekliyor.

Yakın zamanda ev sahipliği yapanlar ve kısa süre içinde yapacak olanlar, potansiyel yatırım getirileri konusunda büyük beklenti içinde.

Grant Thornton’un araştırmasına İngiltere’den katılan iş dünyası temsilcilerinin %61’lik bir kısmı, 2012 Olimpiyatları'na yapmakta oldukları ev sahipliğinin yeni yatırım fırsatları getireceğini düşünüyor. (Avrupa Birliği ortalamasının %42 olduğunu düşünecek olursak İngiltere, diğer Birlik üyesi ülkelere kıyasla oldukça iyimser) 2014 Dünya Kupası ve 2016 Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği konusunda aday olan Brezilya’da pozitif beklenti içinde olanlar %83’lük bir grup. 2012 Avrupa Futbol Şampionası’na ev sahipliği yapan Polonya’da ve 2010 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan Güney Afrika’da ise sırasıyla %82 ve %78.

Türk şirketlerde spor faaliyetlerinde amaç çalışan motivasyonu ve zihin/beden sağlığı iken, global ortalamada spor faaliyetlerinden beklentiler, daha çok kurumsal temsil, marka bilinirliği ve çalışan sağlığı/motivasyonu odaklı.

Şirketlerin spora bakış açılarını inceleyen araştırma Türk şirketlerinin %72’sinde bir spor aktivitesi bulunmadığını ortaya koyuyor. Bunun dışında, %14’lük bir grup, çalışan motivasyonu ve yan fayda kapsamında spor aktiviteleri düzenlerken, %12’lik bir grubun önceliği çalışan sağlığı ile zihin ve beden iyiliğini sağlamak. Bunların dışında, %6’lık bir grup konuya marka bilinirliğini arttırmaya yönelik reklam/sponsorluk amaçlı olarak yaklaşıyor. Avrupa Birliği ülkelerinde temel amaç yerel platformda veya genel hedef kitleye yönelik marka bilinirliğini arttırmak ki bu grup %44’lük bir orana işaret ediyor. %15’lik bir grup mevcut müşteriler ile iletişim odaklı kurumsal temsil amacındayken, %13’lük bir grup çalışanlar arasında ekip ruhu yaratmak amacıyla sportif aktivite imkanı sunuyor ve yine %13’lük bir grup çalışanların zihinsel ve bedensel sağlığı açısından konuyu ele alıyor.

 

Şirketiniz hangi amaçlarla sportif faaliyetlerde bulunuyor ? 

1. Yeni iş imkanları/yeni müşteriler kazanma amaçlı olarak kurumsal temsil

2. Mevcut müşterilerle ilişkileri sürdürmek/ kuvvetlendirmek için kurumsal temsil

3. Çalışanlar arasında ekip ruhu geliştirmek

4. Çalışanlar için motivasyon ve yan fayda kapsamında

5. Çalışan sağlığı ile zihin/beden iyiliği için

6. Marka bilinirliğini arttırmak için reklam/sponsorluk odaklı

7. Yerel platformda iyiniyet göstergesi olarak reklam /sponsorluk odaklı

8. Diğer

9. Hiçbirisi/ spor aktivitesi yok

Türkiye

4%

4%

2%

14%

12%

6%

4%

 

72%

BRIC

12%

17%

20%

23%

21%

12%

8%

3%

24%

Avrupa Birliği

11%

15%

13%

9%

13%

22%

22%

6%

45%

G7

11%

14%

13%

12%

15%

14%

21%

5%

53%

Latin Amerika

13%

15%

19%

23%

23%

15%

13%

4%

47%

Kuzey Amerika

12%

17%

14%

12%

19%

9%

21%

6%

56%

Global

11%

16%

16%

15%

17%

16%

19%

4%

44%

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Emre Halit, sporun her türlüsünün şirket içinde ve dışında yapıcı etkileri olduğunu, gerek şirket içinde ekip ruhu ve aidiyet yaratmak konusunda, gerekse şirket dışında marka bilinirliği yaratmak, yeni iş imkanlarına götürecek yeni iletişim olanakları yaratmak, mevcut müşteriler ile ilişkileri sağlamlaştırmak ve çalışanların zihinsel ve bedensel sağlıklarına katkıda bulunmak açısından yapıcı etkileri olduğunu ifade ediyor. 2020 Olimpiyatları'na aday olan İstanbul’un önünde de uzun ve zorlu bir hazırlık ve eleme süreci olduğunu belirterek; Roma, Madrid ve Tokyo’nun güçlü rakipler olmakla beraber, İstanbul’un altyapı ve kapasitede bu şehirlerden geri kalmadığını, adaylığın gerçeğe dönüşmesi için Londra’da yarışlara katılacak olan sporcularımıza büyük görev düştüğünü belirtiyor. Aday kentlerin yarışında, daha önceki olimpiyatlarda kazanılmış madalya sayısının da bir kriter olarak ele alındığını ifade eden Halit, tüm sporcularımıza başarılar diliyor.  

Emre Halit’in fotoğrafına ulaşmak için tıklayınız.

Araştırma dahil olan ülkeler listesi (Alfabetik olarak):

Almanya, Amerika, Arjantin, Avustralya, BAE, Belçika, Botsvana, Brezilya, Çin, Danimarka, Ermenistan, Filipinler, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Gürcistan, Hindistan, Hollanda, Hong Kong, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Kanada, Malezya, Meksika, Peru, Polonya, Rusya, Singapur, Şili, Tayland, Tayvan, Türkiye, Vietnam, Yeni Zelanda, Yunanistan

Ülke grupları:

BRIC

:

Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin

Avrupa Birliği

:

Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Hollanda, Polonya, İspanya, İsveç, İngiltere

G7

:

Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere, Amerika

Latin Amerika

:

Arjantin, Brezilya, Şili, Meksika

Kuzey Amerika

:

Kanada, Amerika

 

 

 


Daha fazla bilgi için:

Hilal Baltacı 
Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü 
Tel : 0212 373 00 00 - 122 / 0530 979 66 55 
E-mail : hilal.baltaci@gtturkey.com


Grant Thornton hakkında:

Grant Thornton Türkiye, 100’ün üzerinde ülkede, 30.000’i aşkın personeli ile denetim, vergi ve özel danışmanlık hizmetleri sunan Grant Thornton International’ın Türkiye ofisi olup, kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren, farklı büyüklükte birçok müşteriye hizmet vermektedir. Merkez ofisi İstanbul’da bulunan Grant Thornton Türkiye, Ankara, İzmir ve Bursa’da bulunan ofislerinde faaliyet göstermektedir.

 

Grant Thornton araştırmalarında, gerçekleştirilen herbir görüşme için UNICEF’e 5 usd’lik kaynak ayırılmaktadır. 2011 sonunda 57.500 usd olarak gerçekleşen bu bedel, toplamda 200.000 usd’yi bulmuştur.