Basın Bülteni

Euro’nun geleceği; tamam mı devam mı ?

Euro'nun geleceği; tamam mı devam mı ?

Avrupa Birliği Üyesi ülkeler tek para birimine sıkı sıkıya bağlı, herşeye rağmen kimse Euro’dan kopmak istemiyor. Türkiye’de ise Euro’ya geçiş istenmiyor.

1951’de, II. Dünya Savaşı sonrası dönemde, Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, Lüksemburg ve Hollanda bir araya gelerek Avrupa Birliği’ni kurdu. Takip eden yıllarda Avrupa Birliği, gerek üye sayısı, gerek ekonomik ve politik etkisi açısından giderek genişledi. Diğer taraftan, 2010’lara gelindiğinde, borç krizi ile birlikte Avrupa Birliği vizyonunda çatlaklar oluşmaya başladı. 2011’de çatlaklar genişledi ve büyük gri bulutlar gökyüzünü kaplamaya başladı.

Bağımsız denetim, vergi ve danışmanlık firması Grant Thornton, hazırladığı bu raporda Avrupa’nın tek para birimi kavramını farklı perspektiflerden ele alıyor. Bugünkü durumu, hem Avrupa Birliği ülkeleri, hem Avrupa Birliği üyesi olup Euro’ya dahil olmayan ülkeler, hem de Türkiye gibi Avrupa Birliği Üyesi olmayan ülkelerden iş dünyası temsilcilerinin görüşlerine dayanarak inceliyor. Toplamda 1300 kişi ile yapılan araştırmanın katılımcı ülke sayısı 17 ve ülkeler Türkiye, Belçika, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Hollanda, İspanya, Danimarka, Polonya, İsveç, İngiltere, Ermenistan, Gürcistan ve İsviçre'den oluşuyor. 2011’de olanlar ve 2012’ye dair beklentileri irdeleyen araştırma, işadamlarına tek para birimi hakkında görüşlerini soruyor.

I – Avrupa Birliği’ne üye olan ve Euro kullanan ülkeler 


Euro’nun temellerini atan Maastricht anlaşmasının 20. yılında, Euro kullanan ülkeler, yaşadıkları tüm sıkıntılara rağmen Euro’nun varlığını ve devamını destekliyor.

Mevcut ekonomik koşullar düşünüldüğünde, farklı koşullar altında olsa da, Euro’nun devam etmesini isteyen grup %92 ile Birlik Üyesi olup Euro kullanan ülkelerin neredeyse tamamı. Bunların %31’i devam etmesini ve yeni ülkelerin katılımıyla genişlemesini isterken, %24’ü devam etmesini fakat bazı ülkelerin Euro’dan çıkarılmasını istediğini belirtiyor. %37’lik bir diğer grup ise devam etmesi gerektiğini ama ileri bir tarihe kadar yeni ülke alınmaması gerektiğini ifade ediyor. Devem etmemesi gerektiğini belirtenler %5 ile çok ufak bir grup. Sonuçlarda ilginç olan Yunanistan ve İspanya gibi krizin en çok vurduğu iki ülkenin Euro’nun devam etmesi ve hatta yeni üyeler ile genişlemesi gerektiğini düşünenler arasında başı çekmesi (Yunanistan %62, İspanya %53) Diğer taraftan, ekonomisi zorda olan bir diğer ülke İtalya’da ise %14’lük bir grup tek para birimi döneminin bitirilmesi yönünde görüş bildiriyor ve bu oranla İtalya, Euro’ya son verilmesi görüşünün çokluğu konusunda başı çekiyor. Fransa ve Almanya gibi son dönemlerde Avrupa’nın ekonomik ve politik adımlarında başı çeken iki ülkeden gelen cevaplarda hatırı sayılır bir Euro sempatisi göze çarpıyor (Fransa %95, Almanya %95)

  

 

Mevcut borç krizi dikkate alındığında, Euro'nun devam etmesini ister misiniz?

1. Evet, genişlemeli

2. Evet ama bazı ülkeler Euro'dan çıkarılmalı

3. Evet ama yeni bir tarihe kadar yeni ülke alınmamalı

4. Hayır, tek para birimi bitmeli

9. Yorum yok

Belçika

30%

26%

36%

2%

6%

Finlandiya

8%

50%

40%

 

2%

Fransa

37%

19%

39%

3%

3%

Almanya

15%

40%

40%

4%

1%

Yunanistan

62%

2%

32%

2%

2%

İrlanda

20%

28%

41%

6%

5%

İtalya

34%

10%

40%

14%

2%

Hollanda

24%

24%

48%

2%

2%

İspanya

53%

14%

18%

5%

10%

Euro kullanan AB Ülkeleri Ortalaması

31%

24%

37%

5%

3%

 

 

 










Ülkenizin Euro’dan çıkmasını ister misiniz ?

Ülkelerinin tek para birimi sisteminden çıkarılması konusunda istekli hiçbir ülke yok gibi, İtalya’yı saymazsak tabi. Araştırmaya İtalya’dan katılan yöneticiler, Euro’ya son verilmesi görüşünde başı çektikleri gibi, ülkenizin çıkarılmasını ister misiniz sorusuna %16 ile en fazla evet cevabı veren ülke. Onun hemen ardından %8 ile İrlanda geliyor. Hayırlarda ise %100 ile Finlandiyalı katılımcılar başı çekerken, %98 ile Hollanda ve %96 ile Belçika, Euro’dan kopmayı neredeyse hiç istemeyen ülkeler olarak görünüyor.

'İyi ki Euro kullanıyoruz' diyenler çoğunlukta

Toplam durumu değerlendirmeleri istendiğinde, ülkelerinin Euro’ya katılmış olmasını çok olumlu (%21) veya olumlu (%50) bulduğunu belirtenlerin toplamı %71. Olumsuz (%14) veya çok olumsuz (%4) bulduğunu belirtenler ise %18.

En büyük pozitif etki Euro kullanan ülkeler ile ticaret gelişmesi iken, en büyük negatif etki maliyetlerin ve fiyatların artması

Euro kullanan tüm ülkelerin cevapları bir arada ele alındığında, en büyük pozitif etki %23 ile diğer Euro ülkeleri ile ticaretin gelişmesi olarak ortaya çıkıyor. Hemen ardından %15 ile kur farkı riskinin elimine edilmesi, %12 ile şeffaflık ve daha kolay fiyat kıyaslaması dikkati çekiyor. En büyük negatif etki ise %57 ile maliyet ve fiyatların artması gösterilirken, %12 ile daha fazla oyuncu girişi ile artan rekabet olarak ortaya çıkıyor.

II – Avrupa Birliği’ne üye olan fakat Euro kullanmayan ülkeler 

Araştırmanın diğer bölümü ise Avrupa Birliği’ne üye olup Euro kullanmayan ülkeler ile gerçekleştirildi. Tek para birimi döneminin bitmesi gerektiğini düşünenler %13 ile, Euro kullanan gruptan 8 puan daha fazla. Euro’nun genişlemesi gerektiğini düşünenlerde ise %29 ile İsveç ve %26 ile Polonya başı çekiyor. Tek para birimi dönemi bitmeli görüşü ise İngiltere’de ve Polonya’da katılımcıların %14’ün oyunu alarak ön sıralarda görünüyor. Toplamda ortalamaya bakılacak olursa, Euro kullanmayan ülkelerin katılımcılarının %64’ü Euro’nun varlığını sürdürmesinden yana. Bu oran Euro kullananlarda %92 idi.

 

Mevcut borç krizi dikkate alındığında, Euro'nun devam etmesini ister misiniz?

1. Evet, genişlemeli

2. Evet ama bazı ülkeler Euro'dan çıkarılmalı

3. Evet ama yeni bir tarihe kadar yeni ülke alınmamalı

4. Hayır, tek para birimi bitmeli

9. Yorum yok

Danimarka

14%

36%

28%

10%

12%

Polonya

26%

36%

16%

14%

8%

İsveç

29%

19%

30%

11%

12%

İngiltere

10%

28%

42%

14%

7%

Euro kullanmayan AB Ülkeleri ortalaması

15%

28%

36%

13%

8%

Polonya’da çoğunluk, 5 yıl içinde Euro kullanmaya başlayacağını düşünürken, İngiltere asla tek para birimine geçilmeyeceği konusunda iddalı

Polonyalı katılımcıların %40’ı, önümüzdeki 5 sene içinde Euro kullanmaya başlayacaklarını düşünürken, %36’sı 2016’dan sonra kullanabilecekleri şeklinde tahmin yürütüyor. İsveç’te de katılımcıların yarıdan fazlası (%53) 2016’dan sonra Euro’ya geçilebileceğini düşündüğünü ifade ediyor. Toplama bakıldığında ise Euro kullanmayan AB üyesi ülkelerin yarıdan fazlası (%60) asla Euro’ya geçilmeyeceği yönünde hemfikir. Danimarka ve Polonyalı katılımcıların yarıdan fazlası (Danimarka %62 Polonya %64) katılmayı istediklerini belirtirken, İngiltere’de bu oran sadece %12. Bu grubun, %68 ile yarıdan fazlası katılmayı istemediklerini belirtiyor.

 

 

 

 

Ülkenizin ne zaman Euro kullanmaya başlayacağını düşünüyorsunuz ?

 

2013'te

2014'te

2015'te

2016'da

2016'dan sonra

Asla

Yorum yok

Danimarka

2%

2%

2%

2%

52%

26%

14%

Polonya

4%

6%

16%

14%

36%

20%

4%

İsveç

 

0%

 

2%

53%

38%

7%

İngiltere

 

 

 

1%

18%

77%

5%

Euro kullanmayan AB Ülkeleri ortalaması

1%

1%

2%

3%

28%

60%

6%

III – Avrupa Birliği’ne üye olmayan ülkeler 

Türkiye ve Gürcistan üyelikte avantaj olduğunu düşünüyor.

Avrupa Birliği’ne üye olmayan ülkelerde ise, üyeliğin şirketleri için büyük avantaj getireceğini düşünen ülkeler %44 ile Türkiye ve yine %44 ile Gürcistan. İsviçreli katılımcıların %48’i bir değişiklik olmayacağını düşünürken, %18’i büyük bir dezavantaj olacağı yönünde görüş bildiriyor. Türk katılımcılardan, üyeliğin dezavantaj yaratacağını düşünenlerin oranı %6.

 

Ülkenizin AB'ye girmesinin şirketinizi ne şekilde etkileyeceğini düşünüyorsunuz ?

Büyük avantaj

Ufak avantaj

Değişiklik olmaz

Ufak dezavantaj

Büyük dezavantaj

Yorum yok

Türkiye

44%

44%

4%

4%

2%

2%

Ermenistan

27%

35%

12%

6%

 

20%

Gürcistan

44%

42%

6%

2%

 

6%

İsviçre

10%

14%

48%

8%

18%

2%

AB üyesi olmayan ülkelerin ortalaması

30%

32%

22%

6%

9%

2%

En büyük avantaj ihracat imkanının artacak olması, dezavantaj ise Avrupa Birliği’nin getireceği ek yaptırımlar

Bu grubun katılımcıları açısından üyeliğin getireceği en büyük avantaj %55 ile ihracatın artacak olması iken en büyük dezavantaj kalemleri olarak %41 ile AB’nin getireceği ilave kanun ve yaptırımlar ve %26 ile artacak olan rekabet dile getiriliyor. 

Türk katılımcıların yarıdan fazlası Euro’ya geçmek istemiyor.

İsviçreli katılımcıların neredeyse tamamı, Türklerin ise yarıdan fazlası Euro’ya geçmek istemiyor.

İsviçreli katılımcıların %90’ı Euro’ya geçişi istemediğini belirtirken, Türkiye’de isteyenler %32 ve istemeyenler %62. Euro’ya geçişi istemeyenler olarak ise Türkiye’nin hemen ardından %44 ile Gürcistanlı katılımcılar geliyor.

Rapor sonuçlarını değerlendiren Grant Thornton Türkiye Başkanı Aykut Halit, Euro kullanan ülkelerin içinde bulundukları darboğaza rağmen, Euro kullanan AB üyesi ülkelerden rapora katılan yöneticilerin %92’sinin Euro’nun devamını destekler nitelikte görüş bildirdiğini hatırlatarak “Bu büyük bir orandır. Euro kullanan iş dünyası temsilcilerinin büyük çoğunluğu, herşeye rağmen, istikrarın tek para biriminin devamı altında yakalanabileceğini umuyor. Belki de Avrupa’nın içinde bulunduğu kriz, eğer tek para birimi olmasaydı, çok daha önce gelecekti ama Euro bunu geciktirdi. Önümüzdeki 1-1,5 yıllık süreç Avrupa için tek para birimi açısından ciddi bir sınav olacaktır ve bu sınavda başarılı olunması durumunda Euro gerçekten kalıcı olabilir. Bu başarının yakalanabilmesi ise Yunanistan ve İtalya gibi ülkelerin bulacağı çıkış yollarına bağlıdır. Aksi takdirde herkes devam derken, tam tersi yönde bir 'çözülme' gerçekleşebilir

 

 

Daha fazla bilgi için;

Hilal Baltacı

Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü

Tel : 0212 373 00 00 / 122

E-mail : hilal.baltaci@gtturkey.com

Editöre not:

Grant Thornton Türkiye, 100’ün üzerinde ülkede, 30.000’i aşkın personeli ile denetim, vergi ve özel danışmanlık hizmetleri sunan Grant Thornton International’ın Türkiye ofisi olup, kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren, farklı büyüklükte birçok müşteriye hizmet vermektedir. Merkez ofisi İstanbul’da bulunan Grant Thornton Türkiye, Ankara, Bursa ve İzmir’de bulunan ofislerinde faaliyet göstermektedir.

Grant Thornton araştırmalarında, gerçekleştirilen herbir görüşme için UNICEF’e 5 usd’lik kaynak ayırılmaktadır. 2011 sonunda 57.500 usd olarak gerçekleşen bu bedel, toplamda 200.000 usd’yi bulmuştur.