Basın Bülteni

Grant Thornton araştırması: Birleşme ve satın alma planlarında artış.

Grant Thornton’un 40 ülkeden 12.000 üst düzey yönetici ile gerçekleştirdiği M&A (Birleşme ve satın alma) planları araştırması sonuçlandı. Dünya’da da, Türkiye’de de şirketlerin M&A planlarında önceki yıllara göre artış var; bu durum akıllara ‘kriz nerede?’ sorusunu getiriyor.

Türk şirketlerin M&A planları son üç yılın sonuçlarında düzenli bir artış gösteriyor.

‘Önümüzdeki üç yıl içinde M&A planlıyor musunuz?’ sorusuna Türk şirketlerin üst düzey yöneticilerinden* gelen evet cevapları her yıl istikrarlı bir artış sergiliyor. Türk yöneticilerden gelen evet cevapları 2010’da %18, 2011’de %24, 2012’de ise %37’lik oranlara işaret ediyor. Türkiye, bu sonuçlar ile 2010 ve 2011’de Dünya ortalamalarının 8 puan ve 10 puan altındayken, 2012’de Dünya ortalamasının 3 puan üzerine çıkıyor. 2012 araştırmamızda Türk şirketlerin %37’si, önümüzdeki 3 yıl içinde M&A planlarken, %60’ı M&A planlamadığını belirtiyor ve %3’ü bu konuda görüş beyan etmekten kaçınıyor.

Önümüzdeki üç yıl içinde M&A planlıyor musunuz ? (Evet cevaplarının yüzdesi)

 

2010 (%)

2011 (%)

2012 (%)

Türkiye

18

24

37

Dünya

26

34

34

 

Yeni markalar kazanmak / yeni teknoloji ve sistemlere erişim, Türk şirketlerin M&A planları ardındaki temel itici güç

Şirketlerin M&A planları ardında dört temel itici güç var. M&A planları yaparken Türk şirketlerin öncelikli hedefi %44 ile yeni markalar kazanmak / yeni teknoloji ve sistemlere erişim. Ardından %25 ile yeni pazarlara erişim, %20 ile büyüme ve %10 ile daha düşük maliyetli operasyonlara erişim faktörleri ana unsurlar olarak sıralanıyor. Türkiye için temel motivasyon kaynağı olan yeni markalar ve yeni sistemlere erişim faktörü, Avrupa Birliği ülkelerinde son sıralarda kendine yer buluyor. Rapor sonucunu değerlendiren Grant Thornton Türkiye Vergi Ortaklarından Emin Taylan, bu sonucun dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Türkiye’nin temel sorunu olan ‘markalaşma’ ihtiyacı ve arayışının bu sonuçlarda çarpıcı bir biçimde ortaya çıktığını belirten Emin Taylan, ‘Türk şirketler oturmuş markalara yatırım yapmak isterken, Avrupalı şirketler büyüme amaçlı olarak yatırım arayışındalar. Markalaşma sürecinde oldukça uzun bir yol katetmiş durumdalar ve artık temel ihtiyaçları büyümek. Türk şirketleri ise büyüme için öncelikli ihtiyacın markalaşma olduğunu farketmiş durumdalar ve bu doğrultuda M&A planı yapıyorlar.’ şeklinde görüşlerini ifade etti. 

M&A planlarınızın ardındaki temel itici güç nedir ?

 

1. Büyüme

2. Yeni markalar kazanmak / yeni teknoloji ve sistemlere erişim

3. Yeni pazarlara erişim

4. Düşük maliyetli operasyonlara erişim

Türkiye

20

44

25

10

BRIC

51

54

75

43

Avrupa Birliği

56

38

60

35

G7

60

40

69

38

Latin Amerika

35

52

61

48

 

Türkiye’de planlar ağırlıklı olarak yurt içine yönelik.

Türkiye’de önümüzdeki üç yıl içinde satın alma yapacağını belirtenlerin %61’i yurt içi satın alma planlaması yaparken %31’i yurt dışı satın alma planladığını belirtiyor. Ülke ortalamalarından oluşan coğrafi grup ortalamalarına baktığımız zaman, Dünya genelinde eğilimin yurt içi operasyonlara yönelik olduğu görülüyor. Rapor sonuçlarını değerlendiren Taylan, Türk şirketlerin yurt içi birleşme ve satın alma planlarının daha fazla olmasına rağmen özellikle son dönemlerde büyük holdinglerin ciddi girişimlerde bulunarak lider dünya markalarını bünyelerine kattıklarının ve bu konuda öncü rol oynadıklarının altını çiziyor.

M&A planlarınızı hangi kanal üzerinden yürütmeyi planlıyorsunuz ?

 

Yurt içi

Yurt dışı

Türkiye

61

31

BRIC

90

22

Avrupa Birliği

76

42

G7

87

34

Latin Amerika

88

33

 

Özel sermaye fonlarına kapılar artık daha açık

Araştırma bulgularından birisi de büyüme için öngörülen finansman kaynaklarını ortaya koyuyor. Türk şirketlerin %34’ü geçmiş yıl karı üzerinden büyüme finansmanı düşünürken, %30’u özel sermaye fonu girişine sıcak bakıyor. %25’i banka kredisi almayı planlarken, %8’i halka arz planlıyor. 2011 sonuçlarında, büyüme finansmanı söz konusu olduğunda Türk katılımcıların %4’ü kapılarını özel sermaye fonlarına açmayı planlarken, sadece %2’lik bir grup halka arz planlıyordu. Raporun bu yılki sonuçları bilhassa özel sermaye fonlarının artık çok daha fazla şirket tarafından ‘düşünülen’ bir finansman alternatifi olduğunu ortaya koyuyor. Bu konuda görüşlerini dile getiren Taylan, her yıl artarak devam eden özel sermaye girişlerinin ve ortaya konulan operasyonel değişim ve karlılık artışının dikkat çekici olduğunu, buna bağlı olarak da daha fazla Türk şirketinin özel sermaye fonları ile işbirliği düşündüğünün altını çiziyor.

Önümüzdeki üç yıl içinde büyümeyi nasıl finanse etmeyi düşünüyorsunuz ?

 

1. Geçmiş yıl karı

2. Banka kredisi

3. Özel sermaye fonu

4. Halka arz

Türkiye

34

25

30

8

BRIC

37

40

20

12

Avrupa Birliği

64

55

19

3

G7

73

60

17

3

Latin Amerika

53

59

23

4

 

Tablolarda belirtilen gruplara dahil olan ülkeler listesi

BRIC

:

Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin

Avrupa Birliği

:

Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Hollanda, Polonya, İspanya, İsveç, İngiltere

G7

:

Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere, Amerika

Latin Amerika

:

Arjantin, Brezilya, Şili, Meksika

 

 

Emin Taylan'ın fotoğrafına ulaşmak için tıklayınız.

 

- Araştırma toplam 40 ülkede gerçekleştirilmiştir. Global bazda 12.000, Türkiye'den 200 katılımcı yer almıştır. Katılımcı şirketler çok çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren, farklı ölçeklere mensup şirketlerdir.

- Üst düzey yönetici ifadesi, katılımcı şirketlerin organizasyon şemasında C seviye yöneticilik, direktörlük ve/veya muadili ünvanları kapsamaktadır.

Daha fazla bilgi için;

Hilal Baltacı

Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü

Tel : 0212 373 00 00 - 122 / 0530 979 66 55

E-mail : hilal.baltaci@gtturkey.com

Editöre not:

Grant Thornton Türkiye, 100’ün üzerinde ülkede, 30.000’i aşkın personeli ile denetim, vergi ve özel danışmanlık hizmetleri sunan Grant Thornton International’ın Türkiye ofisi olup, kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren, farklı büyüklükte birçok müşteriye hizmet vermektedir. Merkez ofisi İstanbul’da bulunan Grant Thornton Türkiye, Ankara, İzmir ve Bursa’da bulunan ofislerinde faaliyet göstermektedir.

Grant Thornton araştırmalarında, gerçekleştirilen her görüşme için UNICEF’e 5 usd’lik kaynak ayırılmaktadır. 2011 sonunda 57.500 usd olarak gerçekleşen bu bedel, toplamda 200.000 usd’yi bulmuştur.